SAĞLIK

Sağlık/style

EĞİTİM

Eğitim/style

Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları, Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?

Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları, Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?
Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları, Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?

Nasıl zayıflayabilirim? Garantili zayıflama yöntemleri nelerdir?

Nasıl zayıflayabilirim? Garantili zayıflama yöntemleri nelerdir?
Nasıl zayıflayabilirim? Garantili zayıflama yöntemleri nelerdir?

YAŞAM

Yaşam/style
adv/http://www.mogpress.blogspot.com|https://3.bp.blogspot.com/-ACYZpeoK740/WPXGlNIiPJI/AAAAAAAACII/gQGH0T1a_eAGO-yfKjzN3u877SCXiOfmQCLcB/s1600/banner.jpg"

BİLİM & TEKNOLOJİ

Bilim & Teknoloji/style

KADIN

Kadın/carousel

DEKORASYON

Dekorasyon/block

Angelman Sendromu Nedir? ( AS )

Angelman Sendromu Nedir? ( AS )

    Angelman nörogenetik bir bozukluktur. 1965 yılında Dr. Harry Angelman Tarafından tespit edilmiştir. Çok nadir görülen Angelman Sendromu motor gerilik, epilepsi nöbetleri, kahkahalar, düzensiz hareketler, zihinsel, mutlu ve gülümseyen yüz ifadesiyle karalterizedir.
    Angelman Sendromu ( AS ) genetik damgalamanın bir örneğidir. ( AS ) yaklaşık olarak 25000 doğumda bir görüldüğü tahmin edilmektedir.

                                              Angelman Sendromuna Ait Belirtiler Nelerdir?
   Angelman Sendromunun fark edildiği çocukların % 90 ‘ında genel olarak üç yaş öncesinde başlayan nöbetler görülür. EEG, beyin dalgalarında düzensizlik
  •    Konuşma bozukluğu, konuşmama veya az kelime kullanma, daha çok sözel olmayan iletiş yolunu seçme
  •    Denge bozukluğu, ( bacaklarda sertlik, sarsıntı, titrek hareketler ) yürüme ataksisi ( yürürken koordinasyon problemi)
  •    Davranışsal bazı belirtiler, sürekli kahkaha atma, el çırpma, kısa dikkat süresi, hiperactivite
  •    Zihinsel gelişimde gecikme, motor becerilerde gelişimsel gecikme, ( yürümede ve oturmada gecikme, tuvalet eğitiminde gecikme )
  •    Uyku düzensizliği
  •    Başın arka tarafının düz olması      
  •    Çıkıntılı dil ve salya akıntısı
  •    Bebeklikte beslenme sorunları
  •    Hiperaktif refleksler
  •     Yutma bozukluğu
  •     Geniş aralıklı dişler ve geniş ağız
  •     Şaşılık
  •     Cilt ve gözlerde görülen hipopigment
                                                                   
angelman sendromu hastası çocuk
                     Angelman Sendromunun Tedavisi
     Epilepsi antikonvilson ilacın çeşitlerinin kullanılması ile kontrol altına alınabilir. Çoğu Angelman Sendromu olan çocuk en fazla 5 saat uyumaktadır. Var olan fiziksel sorunları içinse fizyoterapi uygulanır.

Angelman Sendromu Nedir? ( AS )

Angelman Sendromu Nedir? ( AS )

    Angelman nörogenetik bir bozukluktur. 1965 yılında Dr. Harry Angelman Tarafından tespit edilmiştir. Çok nadir görülen Angelman Sendromu motor gerilik, epilepsi nöbetleri, kahkahalar, düzensiz hareketler, zihinsel, mutlu ve gülümseyen yüz ifadesiyle karalterizedir.
    Angelman Sendromu ( AS ) genetik damgalamanın bir örneğidir. ( AS ) yaklaşık olarak 25000 doğumda bir görüldüğü tahmin edilmektedir.

                                              Angelman Sendromuna Ait Belirtiler Nelerdir?
   Angelman Sendromunun fark edildiği çocukların % 90 ‘ında genel olarak üç yaş öncesinde başlayan nöbetler görülür. EEG, beyin dalgalarında düzensizlik
  •    Konuşma bozukluğu, konuşmama veya az kelime kullanma, daha çok sözel olmayan iletiş yolunu seçme
  •    Denge bozukluğu, ( bacaklarda sertlik, sarsıntı, titrek hareketler ) yürüme ataksisi ( yürürken koordinasyon problemi)
  •    Davranışsal bazı belirtiler, sürekli kahkaha atma, el çırpma, kısa dikkat süresi, hiperactivite
  •    Zihinsel gelişimde gecikme, motor becerilerde gelişimsel gecikme, ( yürümede ve oturmada gecikme, tuvalet eğitiminde gecikme )
  •    Uyku düzensizliği
  •    Başın arka tarafının düz olması      
  •    Çıkıntılı dil ve salya akıntısı
  •    Bebeklikte beslenme sorunları
  •    Hiperaktif refleksler
  •     Yutma bozukluğu
  •     Geniş aralıklı dişler ve geniş ağız
  •     Şaşılık
  •     Cilt ve gözlerde görülen hipopigment
                                                                   
angelman sendromu hastası çocuk
                     Angelman Sendromunun Tedavisi
     Epilepsi antikonvilson ilacın çeşitlerinin kullanılması ile kontrol altına alınabilir. Çoğu Angelman Sendromu olan çocuk en fazla 5 saat uyumaktadır. Var olan fiziksel sorunları içinse fizyoterapi uygulanır.

İnternetin Yararları ve Zararları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çoğu uzmanlar internetin hep zararlarından bahsederler "Çocuklarınızı internetten uzak tutun" derler. Büyüklerimizinde dediği gibi herşeyin fazlası zarardır fakat gerek çocuklarımızın eğitimi için gerekse bizim işimiz gereği internet bu tür konularda bizlere ve gençlere yardımcı olur. 

Peki internetin yararları ve zararları nelerdir ? 


Hadi gelin hep birlikte öğrenelim. 

İNTERNETİN YARARLARI NEDİR ?


1-Sınırsız Kütüphaneye Sahiptir: Güvenilir kaynaklardan istediğimiz bilgilere ulaşabiliriz. Örneğin tarih ile ilgi geçmiş dönemlerde olan savaşlar ve bunlar gibi bir çok bilgiyi öğrenebiliriz. 

2-İletişim Aracıdır: Dünyanın bir ucundan diğer ucuna internet sayesinde iletişim kurabiliriz.Sosyal medya aracılığıyla uzak ülkelerde veya şehirlerde yaşayan akrabalarımıza ulaşmak mümkündür. 

3-Haberleri Daha Ayrıntılı Takip Etmemizi Sağlar: Televizyon, radyo vb. yayın kuruluşlarını bünyesinde barındıran internet sayesinde haberlere bir tıklama kadar yakınız. 

4-İnternet Bankacılığı : İnternet üzerinden bir çok bankanın kendi internet sitesi aracılığıyla banka hesap bilgilerinize veya banka işlemlerinizi oturduğunuz yerden halledebilirsiniz. 

5-Alış-Veriş Siteleri : Size ne lazım ise internetten çeşitli alış-veriş sitelerinden bulmanız mümkündür. Giyimden tutun teknolojik aletlere kadar bir çok siteye erişebilirsiniz. Yukarda belirttiğimiz konular gibi daha bir çok şeye internetten ulaşmamız mümkündür. Şimdi gelelim işin tehlikeli ve zararlı kısmına

 İNTERNETİN ZARARLARI 


1-Yasaklı Siteler: Yaşı 18 yaş altı olan çocuklarımızı yasaklı sitelerden uzak tutmalıyız. Ne gibi siteler mesela şiddet, intihar, erotik vb. içerikli sitelerden mümkün olduğunca çocukalrımızı bir ebeveyn olarak uzak tutmalıyız.

 2-Savaş Oyunları: Günümüzde bir çok savaş oyunları mevcuttur. Bu oyunların çocuklar tarafından oynanması da uzmanlar tarafından desteklenmemektedir. Çünkü çocukların büyüdükleri zaman en ufak sıkıntılarını bile şiddete baş vurarak çözmelerini önlemek için uzmanlar bu konuda ebeveynleri uyarıyor. 

3-Kumar Siteleri: İnternette zararlı olan bir diğer siteler ise kumar siteleridir. Çocuklar ve yetişkinler için bağımlılık yapabilir. Lütfen sizde bu tür sitelerde zamanınızı ve paranızı harcamaktan kaçının. 

4-Ortopedik Rahatsızlıklar: Uzmanların uyardığı bir diğer konuda budur. İnternetin başında çok zaman geçiren insanlar yanlış oturma düzenini uyguluyorlar ise onlar için ilerde kalıcı hasarlara sebep olabilir. Bu konuyuda göz önüne alarırsak kendimizi bilgisayara göre değil, bilgisayarı kendimize göre ayarlamalıyız. İnternetin zararlı kısmından uzak durursanız internet sizler için daha keyifli olur bundan emin olun.

İnternetin Yararları ve Zararları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çoğu uzmanlar internetin hep zararlarından bahsederler "Çocuklarınızı internetten uzak tutun" derler. Büyüklerimizinde dediği gibi herşeyin fazlası zarardır fakat gerek çocuklarımızın eğitimi için gerekse bizim işimiz gereği internet bu tür konularda bizlere ve gençlere yardımcı olur. 

Peki internetin yararları ve zararları nelerdir ? 


Hadi gelin hep birlikte öğrenelim. 

İNTERNETİN YARARLARI NEDİR ?


1-Sınırsız Kütüphaneye Sahiptir: Güvenilir kaynaklardan istediğimiz bilgilere ulaşabiliriz. Örneğin tarih ile ilgi geçmiş dönemlerde olan savaşlar ve bunlar gibi bir çok bilgiyi öğrenebiliriz. 

2-İletişim Aracıdır: Dünyanın bir ucundan diğer ucuna internet sayesinde iletişim kurabiliriz.Sosyal medya aracılığıyla uzak ülkelerde veya şehirlerde yaşayan akrabalarımıza ulaşmak mümkündür. 

3-Haberleri Daha Ayrıntılı Takip Etmemizi Sağlar: Televizyon, radyo vb. yayın kuruluşlarını bünyesinde barındıran internet sayesinde haberlere bir tıklama kadar yakınız. 

4-İnternet Bankacılığı : İnternet üzerinden bir çok bankanın kendi internet sitesi aracılığıyla banka hesap bilgilerinize veya banka işlemlerinizi oturduğunuz yerden halledebilirsiniz. 

5-Alış-Veriş Siteleri : Size ne lazım ise internetten çeşitli alış-veriş sitelerinden bulmanız mümkündür. Giyimden tutun teknolojik aletlere kadar bir çok siteye erişebilirsiniz. Yukarda belirttiğimiz konular gibi daha bir çok şeye internetten ulaşmamız mümkündür. Şimdi gelelim işin tehlikeli ve zararlı kısmına

 İNTERNETİN ZARARLARI 


1-Yasaklı Siteler: Yaşı 18 yaş altı olan çocuklarımızı yasaklı sitelerden uzak tutmalıyız. Ne gibi siteler mesela şiddet, intihar, erotik vb. içerikli sitelerden mümkün olduğunca çocukalrımızı bir ebeveyn olarak uzak tutmalıyız.

 2-Savaş Oyunları: Günümüzde bir çok savaş oyunları mevcuttur. Bu oyunların çocuklar tarafından oynanması da uzmanlar tarafından desteklenmemektedir. Çünkü çocukların büyüdükleri zaman en ufak sıkıntılarını bile şiddete baş vurarak çözmelerini önlemek için uzmanlar bu konuda ebeveynleri uyarıyor. 

3-Kumar Siteleri: İnternette zararlı olan bir diğer siteler ise kumar siteleridir. Çocuklar ve yetişkinler için bağımlılık yapabilir. Lütfen sizde bu tür sitelerde zamanınızı ve paranızı harcamaktan kaçının. 

4-Ortopedik Rahatsızlıklar: Uzmanların uyardığı bir diğer konuda budur. İnternetin başında çok zaman geçiren insanlar yanlış oturma düzenini uyguluyorlar ise onlar için ilerde kalıcı hasarlara sebep olabilir. Bu konuyuda göz önüne alarırsak kendimizi bilgisayara göre değil, bilgisayarı kendimize göre ayarlamalıyız. İnternetin zararlı kısmından uzak durursanız internet sizler için daha keyifli olur bundan emin olun.

Hacamat Yaptırmanın Faydaları

YILDA 2 DEFA HACAMAT YAPTIRMANIN EN BÜYÜK FAYDASI
Halk arasında “inme” diye de nitelendirilen “Felç” hastalığı, oldukça yaygın olan bir rahatsızlıktır. Bu hastalık, kişinin yanlış beslenmesinden tutun da yatma pozisyonlarına kadar bir çok sebebe bağlıdır.
Sebeplerin en önemlisi ise “Yüksen tansiyon” dur. Eğer yüksek tansiyon hastası iseniz bu makaleyi çok dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.
Öncelikle yüksek tansiyonunuzu kontrol altına almanız gerekmektedir. Tansiyonunuzu düzenli takip ederek, gerekli tedavileri uygulayın. Gerekli tedavileri almanıza rağmen tansiyonunuz da bir normalleşme olmuyorsa; “Hacamat” yaptırın tansiyonunuzun normal değerlere geldiğini göreceksiniz.
Kalp ve damarlarda oluşan pıhtılar zamanla vücudumuzda birikirler. Bu birikimler bir çok hastalığa sebep olmaktadır. Pıhtılaşmış bu kanlar eğer beyninize ulaşırsa, önemli tahribatlar yapacakları kesindir. Bu tahribatlar beyin kanaması geçirmenize sebep olarak vücudunuz herhangi bir uzvunun çalışmasını engelleyebilir. İşte bu aşamadan sonra karşılaştığımız problemin adı “Felç” ya da “İnme” olarak isimlendirilmektedir.
Hem tansiyon hem de felç hastalığından korunmanın çok etkili bir yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntem Avrupa ve Arap devletlerinde başarı ile uygulanmaktadır. Son dönemlerde tıp otoriteleri tarafından şiddetle tavsiye edilen bir yöntem haline gelmiştir. Bu yöntem vücudunuzun kılcal damarlarında biriken pıhtılaşmış kanları dışarı çıkarmaktan ibarettir. Bu yöntem hem ucuz hem de oldukça etkili bir yöntemdir. Bu yöntemin ve uygulamanın ismi HACAMAT’tır.


Beslenme şeklimizin ve yediğimiz gıdaların değişmesi sonucu vücudumuz hızlı bir şekilde artıklarla dolmaktadır. Bu artıkların bir kısmı kan yoluyla deri altına biriktirilerek dışarı atılmak istenmektedir. En büyük organımız olan deri tarafından dışarı atılmaya çalışılan pıhtı ve artık organizmalar bazen deri altında birikimler yaparlar ve dışarı atılamazlar. Hacamat uygulaması ile ince derin olmayan ve iz bırakmayan çizikler atarak vakumlama yöntemiyle bu birikimler dışarı atılır. Vücudumuzun değişik belirli bölgelerine bu uygulama yapılarak bedenimizi bu artık ve kirli kanlardan temizlemiş oluruz.
Hacamat yaptırmak için öncelikle doktorumuza danışmamız gerekmektedir. Tansiyon ve kan şekeri ölçümleriniz hacamat yaptırmanıza engel değil ise uzman tecrübeli bir hacamat ustasını bulunuz. Bu işi yapan tıp doktorları da bulunmaktadır. Tavsiyemiz bu işte mahir, uzun yıllar tecrübe kazanmış tanınmış kişileri tercih etmenizdir.
Yılda iki defa yaptırılacak olan hacamat, vücudumuza yerleşmiş olan pıhtılaşmış kanların dışarı atılmasını sağlar. Altı ay da bir arayla “Hicri Takvimi” esas alarak  hacamat yaptırırsanız, vücudunuz temizlenmiş olacaktır. Böylelikle “Felç” hastalığına sebep olan pıhtılaşmışmış kanlardan korunmuş olursunuz.
Düzenli aralıklarla, özellikle bahar aylarında yaptıracağınız hacamat, sizi sadece felç hastalığından değil, aynı zamanda asrımızın en tehlikeli hastalığı olan “Kanser” den de koruyacaktır. Vücudunuz da hantallık, uyuşukluk, aşırı yorgunluk hissi varsa zaman kaybetmeden bir doktora görünün ve hacamatınızı yaptırın. Vücudunuzda birikmiş olan pıhtı kanlar sizi hantallaştırır ve tembelleştirir. Eğer bu belirtiler siz de varsa zaman kaybetmeyin. Kaybedeceğiniz zaman aleyhinize olabilir. Son hacamat tarihiniz geçmeden hacamat yaptırın ve farkı görün.

Hacamat Yaptırmanın Faydaları

YILDA 2 DEFA HACAMAT YAPTIRMANIN EN BÜYÜK FAYDASI
Halk arasında “inme” diye de nitelendirilen “Felç” hastalığı, oldukça yaygın olan bir rahatsızlıktır. Bu hastalık, kişinin yanlış beslenmesinden tutun da yatma pozisyonlarına kadar bir çok sebebe bağlıdır.
Sebeplerin en önemlisi ise “Yüksen tansiyon” dur. Eğer yüksek tansiyon hastası iseniz bu makaleyi çok dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.
Öncelikle yüksek tansiyonunuzu kontrol altına almanız gerekmektedir. Tansiyonunuzu düzenli takip ederek, gerekli tedavileri uygulayın. Gerekli tedavileri almanıza rağmen tansiyonunuz da bir normalleşme olmuyorsa; “Hacamat” yaptırın tansiyonunuzun normal değerlere geldiğini göreceksiniz.
Kalp ve damarlarda oluşan pıhtılar zamanla vücudumuzda birikirler. Bu birikimler bir çok hastalığa sebep olmaktadır. Pıhtılaşmış bu kanlar eğer beyninize ulaşırsa, önemli tahribatlar yapacakları kesindir. Bu tahribatlar beyin kanaması geçirmenize sebep olarak vücudunuz herhangi bir uzvunun çalışmasını engelleyebilir. İşte bu aşamadan sonra karşılaştığımız problemin adı “Felç” ya da “İnme” olarak isimlendirilmektedir.
Hem tansiyon hem de felç hastalığından korunmanın çok etkili bir yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntem Avrupa ve Arap devletlerinde başarı ile uygulanmaktadır. Son dönemlerde tıp otoriteleri tarafından şiddetle tavsiye edilen bir yöntem haline gelmiştir. Bu yöntem vücudunuzun kılcal damarlarında biriken pıhtılaşmış kanları dışarı çıkarmaktan ibarettir. Bu yöntem hem ucuz hem de oldukça etkili bir yöntemdir. Bu yöntemin ve uygulamanın ismi HACAMAT’tır.


Beslenme şeklimizin ve yediğimiz gıdaların değişmesi sonucu vücudumuz hızlı bir şekilde artıklarla dolmaktadır. Bu artıkların bir kısmı kan yoluyla deri altına biriktirilerek dışarı atılmak istenmektedir. En büyük organımız olan deri tarafından dışarı atılmaya çalışılan pıhtı ve artık organizmalar bazen deri altında birikimler yaparlar ve dışarı atılamazlar. Hacamat uygulaması ile ince derin olmayan ve iz bırakmayan çizikler atarak vakumlama yöntemiyle bu birikimler dışarı atılır. Vücudumuzun değişik belirli bölgelerine bu uygulama yapılarak bedenimizi bu artık ve kirli kanlardan temizlemiş oluruz.
Hacamat yaptırmak için öncelikle doktorumuza danışmamız gerekmektedir. Tansiyon ve kan şekeri ölçümleriniz hacamat yaptırmanıza engel değil ise uzman tecrübeli bir hacamat ustasını bulunuz. Bu işi yapan tıp doktorları da bulunmaktadır. Tavsiyemiz bu işte mahir, uzun yıllar tecrübe kazanmış tanınmış kişileri tercih etmenizdir.
Yılda iki defa yaptırılacak olan hacamat, vücudumuza yerleşmiş olan pıhtılaşmış kanların dışarı atılmasını sağlar. Altı ay da bir arayla “Hicri Takvimi” esas alarak  hacamat yaptırırsanız, vücudunuz temizlenmiş olacaktır. Böylelikle “Felç” hastalığına sebep olan pıhtılaşmışmış kanlardan korunmuş olursunuz.
Düzenli aralıklarla, özellikle bahar aylarında yaptıracağınız hacamat, sizi sadece felç hastalığından değil, aynı zamanda asrımızın en tehlikeli hastalığı olan “Kanser” den de koruyacaktır. Vücudunuz da hantallık, uyuşukluk, aşırı yorgunluk hissi varsa zaman kaybetmeden bir doktora görünün ve hacamatınızı yaptırın. Vücudunuzda birikmiş olan pıhtı kanlar sizi hantallaştırır ve tembelleştirir. Eğer bu belirtiler siz de varsa zaman kaybetmeyin. Kaybedeceğiniz zaman aleyhinize olabilir. Son hacamat tarihiniz geçmeden hacamat yaptırın ve farkı görün.

TBT Nedir?

Twitter ve Instagram dünyayı fırtınayla kapladı, ancak çoğu kullanıcının, özellikle de yenilerinin, anlaması zor olan kendi dillerine sahipler.

Tbt Nedir Tbt Ne Anlama Geliyor

#TBT - (Throwback Perşembe) Bu, her Perşembe günü her iki sitede de gösterilen başka bir "tatil" Twitter ve Instagram hashtag'idir. Bunun arkasındaki heyecan, insanların daha erken bir zamana "geri dönüş" olan fotoğrafları ve bilgileri paylaşma fırsatı olmasıdır.

 Örneğin, Instagram'da, kendinizi bir çocukken ya da okula gittiğinizde veya Twitter'da geçmişinizdeki bir şey hakkında kısa bir bilgi içeren bir resim yayınladığınızda. Bu, insanların birbirleri hakkında biraz daha fazla bilgi sahibi olmaları ve her birimizin sahip olduğu eğlenceli veya ilginç geçmişi göstermek için eğlenceli bir yol ama takipçilerimizin ve arkadaşlarımızın çoğunun bilmediği şeyler var.

TBT Nedir?

Twitter ve Instagram dünyayı fırtınayla kapladı, ancak çoğu kullanıcının, özellikle de yenilerinin, anlaması zor olan kendi dillerine sahipler.

Tbt Nedir Tbt Ne Anlama Geliyor

#TBT - (Throwback Perşembe) Bu, her Perşembe günü her iki sitede de gösterilen başka bir "tatil" Twitter ve Instagram hashtag'idir. Bunun arkasındaki heyecan, insanların daha erken bir zamana "geri dönüş" olan fotoğrafları ve bilgileri paylaşma fırsatı olmasıdır.

 Örneğin, Instagram'da, kendinizi bir çocukken ya da okula gittiğinizde veya Twitter'da geçmişinizdeki bir şey hakkında kısa bir bilgi içeren bir resim yayınladığınızda. Bu, insanların birbirleri hakkında biraz daha fazla bilgi sahibi olmaları ve her birimizin sahip olduğu eğlenceli veya ilginç geçmişi göstermek için eğlenceli bir yol ama takipçilerimizin ve arkadaşlarımızın çoğunun bilmediği şeyler var.

Hızlı Tavuk Nugget





Kaç Kişilik: 4 porsiyon
Pişirme: 15 dakika

Malzemeler

*1 fincan ekmek kırıntıları
*1/2 çay kaşığı sarımsak tozu
*1/2 çay kaşığı kurutulmuş kekik
*1/4 fincan  hardal
*1/3 fincan hafif mayonez
*1 yarım kilo tavuk  parçaları

*500gr yeşil fasulye, yıkanmış ve buharda pişirilmiş


Hazırlanışı

1-Tavuk parçalarını bir tavada kızartın.
2-Ekmek kırıntıları, sarımsak tozu ve kekiği bir sahanda karıştırın;
3-Başka bir sahanda Hardal ve mayonezi birlikte karıştırın.

4-Bandırma sosu için yaklaşık 1/2 fincan hardal karışımı ayırın.
5-Kalan hardal karışımı ile fırça ile tavuk parçalarına sürün
6-Ekmek kırıntı karışımı ile tavuğu  tabağa yerleştirin, parçaların üstüne kırpıntılar ekleyin ve yapıştırmak için bastırın.
7-Hazırlanan Nuggetleri 10 dakika veya pişinceye kadar kavurun.
8-Bandırma sosu ve yanında yeşil fasulye ile servis yapın.

Hızlı Tavuk Nugget





Kaç Kişilik: 4 porsiyon
Pişirme: 15 dakika

Malzemeler

*1 fincan ekmek kırıntıları
*1/2 çay kaşığı sarımsak tozu
*1/2 çay kaşığı kurutulmuş kekik
*1/4 fincan  hardal
*1/3 fincan hafif mayonez
*1 yarım kilo tavuk  parçaları

*500gr yeşil fasulye, yıkanmış ve buharda pişirilmiş


Hazırlanışı

1-Tavuk parçalarını bir tavada kızartın.
2-Ekmek kırıntıları, sarımsak tozu ve kekiği bir sahanda karıştırın;
3-Başka bir sahanda Hardal ve mayonezi birlikte karıştırın.

4-Bandırma sosu için yaklaşık 1/2 fincan hardal karışımı ayırın.
5-Kalan hardal karışımı ile fırça ile tavuk parçalarına sürün
6-Ekmek kırıntı karışımı ile tavuğu  tabağa yerleştirin, parçaların üstüne kırpıntılar ekleyin ve yapıştırmak için bastırın.
7-Hazırlanan Nuggetleri 10 dakika veya pişinceye kadar kavurun.
8-Bandırma sosu ve yanında yeşil fasulye ile servis yapın.

IŞİD Lideri Ebu Bekir El-Bağdadi Kimdir?

Ebu Bekir el-BagdadiGençliğinde dikkat çeken ve dünyanın en çok aranan adamı olan Ebu Bekir el-Bagdadi, sessizce ve sabırla, küresel cihad için çalıştı. Işid terörist grubu başkanı,  nerede olduğu hakkında çok az şey biliniyor. Işid şefi, komutanlarına hitap etmek için kendisine bir maske takmış gibi ve kendisine "görünmez Şeyh" lakabını verdiler.

İbrahim el-Samarrai doğumlu Ebu Bekr El-Bağdadi, 2013'te El Kaide'den ayrılan 46 yaşındaki bir Iraklı. Dindar bir ailenin yanında büyüdü, Bağdat'ta İslam İlahiyatı okudu ve ABD liderliğindeki Irak istilasının ardından 2003 yılında Salaafi terörist isyanına katıldı.

Bağdat, dini bir klan arasında bölünmüş bir ailede ve Saddam Hüseyin'in laik Baas partisine sadık subaylardan birinde büyüdü. Kendisini bir askeri hedef olmaktan ziyade sivil olarak gördüğü için yaklaşık bir yıl sonra serbest bırakan Amerikalılar tarafından yakalandı.

Bağdat'ın son kamuya açık videosu, Halifeliğini, 2014'te Mosul'un Ortaçağ Büyük El Nuri camisinin minberinden ilan eden siyah giysilerin giydirildiğini gösteriyor. Dünyanın en çok aranan adamının geçmişte birçok kez yaralandığı ya da öldürüldüğü yönünde söylentiler olmuştu.

Yaşadığının son işareti, geçen yılın Kasım ayında, Irak  hava kuvvetleri tarafından desteklenmesinin ardından ülkenin ikinci şehri olan Musul'un yeniden kurulmasını başlatarak gerçekleşti. Bağdadi, telefonları kullanmıyor ve güvenlikten sorumlu iki yardımcısı İyad el-Obaidi ile Savunma Bakanı ve Ayad el-Jumaili ile iletişim kurmak için  kurye kullanıyor.


IŞİD Lideri Ebu Bekir El-Bağdadi Kimdir?

Ebu Bekir el-BagdadiGençliğinde dikkat çeken ve dünyanın en çok aranan adamı olan Ebu Bekir el-Bagdadi, sessizce ve sabırla, küresel cihad için çalıştı. Işid terörist grubu başkanı,  nerede olduğu hakkında çok az şey biliniyor. Işid şefi, komutanlarına hitap etmek için kendisine bir maske takmış gibi ve kendisine "görünmez Şeyh" lakabını verdiler.

İbrahim el-Samarrai doğumlu Ebu Bekr El-Bağdadi, 2013'te El Kaide'den ayrılan 46 yaşındaki bir Iraklı. Dindar bir ailenin yanında büyüdü, Bağdat'ta İslam İlahiyatı okudu ve ABD liderliğindeki Irak istilasının ardından 2003 yılında Salaafi terörist isyanına katıldı.

Bağdat, dini bir klan arasında bölünmüş bir ailede ve Saddam Hüseyin'in laik Baas partisine sadık subaylardan birinde büyüdü. Kendisini bir askeri hedef olmaktan ziyade sivil olarak gördüğü için yaklaşık bir yıl sonra serbest bırakan Amerikalılar tarafından yakalandı.

Bağdat'ın son kamuya açık videosu, Halifeliğini, 2014'te Mosul'un Ortaçağ Büyük El Nuri camisinin minberinden ilan eden siyah giysilerin giydirildiğini gösteriyor. Dünyanın en çok aranan adamının geçmişte birçok kez yaralandığı ya da öldürüldüğü yönünde söylentiler olmuştu.

Yaşadığının son işareti, geçen yılın Kasım ayında, Irak  hava kuvvetleri tarafından desteklenmesinin ardından ülkenin ikinci şehri olan Musul'un yeniden kurulmasını başlatarak gerçekleşti. Bağdadi, telefonları kullanmıyor ve güvenlikten sorumlu iki yardımcısı İyad el-Obaidi ile Savunma Bakanı ve Ayad el-Jumaili ile iletişim kurmak için  kurye kullanıyor.


Webmaster Nedir?

 WebmasterWebmaster Türkçede ki karşılığı eksper manasına gelmektedir.Web sitesini yayın hayatında mükemmel çalışabilmesi amacıyla sürekli çözümler üreten, ilerleten ve internet sitesinde yer alan sorunları çözebilen ve sürekli olarak internet sitesiyle ilgilenen   bir uygulamacıdır.

 Webmasterler ile internet dizayncılar ayrıdır. Webmasterler sitede dizayn yapmazlar, oluşturulan dizaynları internetsitesine uyarlamak amacıyla kodlama yaparlar, ilaveten bu işi bedava olarak yapan şahıslara Webservant denir



Webmaster internet sitesi ilerleten şahısdir. İngilizcedeki master sözcüğü bu terimde eksper manasında kullanılmaktadır. Parasal kazanç amacı güdmeyen hayır amacıyla bu işi yapan kişilere Webservant denir. Webmasterlar, bir şirkete bağlı olarak ya da bağımsız çalışabilirler. Kendi seçimleridir. Sitenin dizaynı ile internet dizayncılar ilgilenirler.

 Site içerikleri ile ise website yöneticileri ilgilenirler. Kodlamaları düşünce güçleriyle alakalıdır. Webmasterlar .php ya da .asp gibi bir uygulama dilinin yanı sıra Mysql, mssql gibi veritabanlarının en az bir tanesine bilmek zorundadır. Küçük sitelerin master'ları genellikle sahipleriyken, daha büyük sitelerde ise webmaster bir tür yöneticidir.

 Bu işi tam vakitli bir iş olarak yapan insanlar bulunduğu nedeniyle, bir meslek olarak kabul edilebilir. Bir internet sitesinin yönetimini üstlenen şahsa "Webmaster" adı verilir. Webmaster'ın vazifiyeti Web sitesininin dizaynını uygulamak ve "popülaritesini" korumaktır. Günümüzde bu işi tek bir bireyin yapması çok zordur. Bunun amacıyla genellikle bir internet sitesini pekçok şahıs "takım" ruhuyla ayakta tutar. 

Webmaster Nedir?

 WebmasterWebmaster Türkçede ki karşılığı eksper manasına gelmektedir.Web sitesini yayın hayatında mükemmel çalışabilmesi amacıyla sürekli çözümler üreten, ilerleten ve internet sitesinde yer alan sorunları çözebilen ve sürekli olarak internet sitesiyle ilgilenen   bir uygulamacıdır.

 Webmasterler ile internet dizayncılar ayrıdır. Webmasterler sitede dizayn yapmazlar, oluşturulan dizaynları internetsitesine uyarlamak amacıyla kodlama yaparlar, ilaveten bu işi bedava olarak yapan şahıslara Webservant denir



Webmaster internet sitesi ilerleten şahısdir. İngilizcedeki master sözcüğü bu terimde eksper manasında kullanılmaktadır. Parasal kazanç amacı güdmeyen hayır amacıyla bu işi yapan kişilere Webservant denir. Webmasterlar, bir şirkete bağlı olarak ya da bağımsız çalışabilirler. Kendi seçimleridir. Sitenin dizaynı ile internet dizayncılar ilgilenirler.

 Site içerikleri ile ise website yöneticileri ilgilenirler. Kodlamaları düşünce güçleriyle alakalıdır. Webmasterlar .php ya da .asp gibi bir uygulama dilinin yanı sıra Mysql, mssql gibi veritabanlarının en az bir tanesine bilmek zorundadır. Küçük sitelerin master'ları genellikle sahipleriyken, daha büyük sitelerde ise webmaster bir tür yöneticidir.

 Bu işi tam vakitli bir iş olarak yapan insanlar bulunduğu nedeniyle, bir meslek olarak kabul edilebilir. Bir internet sitesinin yönetimini üstlenen şahsa "Webmaster" adı verilir. Webmaster'ın vazifiyeti Web sitesininin dizaynını uygulamak ve "popülaritesini" korumaktır. Günümüzde bu işi tek bir bireyin yapması çok zordur. Bunun amacıyla genellikle bir internet sitesini pekçok şahıs "takım" ruhuyla ayakta tutar. 

Diyet Balıkları


Muhtemelen daha fazla balık yemeniz gerektiğini bilirsiniz. Akdeniz diyetinin hayranları, balıktaki sağlıklı yağların önemli olduğunu ve Dünya Kalp Derneği'nin her hafta en az iki porsiyon balık, tercihen yağlı balık yemelerini önerdiğini söylüyor. Ancak  çok fazla seçenek var, belki tanımadığınız balıklar ve yüksek fiyat etiketleri. Ayrıca yağdan kaçınmamalı mıyız?

Birincisi, balık yağı farklıdır. Diğer hayvansal yağların aksine doymuş yağ değildir. Arterlerdeki plak oluşumunu yavaşlatan ve kalp hastalığı riskimizi düşüren omega-3 yağ asitleri formundadır. Hem sağlıklı insanlar hem de zaten kalp hastalığı teşhisi konmuş insanlar, diyetlerine omega-3 yağ asitleri eklemenin faydalarından yararlanmaktadır.

Balık Yiyin


Somon

Neredeyse her deniz mahsulleri tezgahında (veya dondurulmuş koridorda) kolayca bulunabilen bir balıktan başlayarak, vahşi yakalanmış somon,  omega-3'lerde yüksektir. Somon, protein, B vitaminleri ve potasyum ve selenyum gibi mineraller açısından da yüksektir.

Orkinos

Atlantik orkinosu, daha az popüler bir deniz ürünü seçeneğidir, ancak sağlıklı yağların iyi bir kaynağıdır, B12'de son derece yüksektir.Yüksek miktarda cıva seviyesine sahip oldukları için diğer uskumru çeşitleri ile dikkatli bir şekilde tüketilmelidir; ancak Atlantik orkinosu  çok azdır ve haftada en az iki kez tüketilmesi güvenlidir. Yurtdışında daha popüler olan bu yağlı balık, ızgarada en iyisi olabilir.

Sardalya

Sardalya aslında ringa balığı ailesinde bulunurlar ve ucuz, sağlıklı bir omega-3s kaynağı, B Vitaminleri, D vitamini ve mineralleridir. Ayrıca satın alıp saklamak kolaydır. Mutfak imkânları neredeyse sınırsızdır. Pizza tavaları, balık kekleri ve pate sadece birkaç kullanım şeklidir.


Diyet Balıkları


Muhtemelen daha fazla balık yemeniz gerektiğini bilirsiniz. Akdeniz diyetinin hayranları, balıktaki sağlıklı yağların önemli olduğunu ve Dünya Kalp Derneği'nin her hafta en az iki porsiyon balık, tercihen yağlı balık yemelerini önerdiğini söylüyor. Ancak  çok fazla seçenek var, belki tanımadığınız balıklar ve yüksek fiyat etiketleri. Ayrıca yağdan kaçınmamalı mıyız?

Birincisi, balık yağı farklıdır. Diğer hayvansal yağların aksine doymuş yağ değildir. Arterlerdeki plak oluşumunu yavaşlatan ve kalp hastalığı riskimizi düşüren omega-3 yağ asitleri formundadır. Hem sağlıklı insanlar hem de zaten kalp hastalığı teşhisi konmuş insanlar, diyetlerine omega-3 yağ asitleri eklemenin faydalarından yararlanmaktadır.

Balık Yiyin


Somon

Neredeyse her deniz mahsulleri tezgahında (veya dondurulmuş koridorda) kolayca bulunabilen bir balıktan başlayarak, vahşi yakalanmış somon,  omega-3'lerde yüksektir. Somon, protein, B vitaminleri ve potasyum ve selenyum gibi mineraller açısından da yüksektir.

Orkinos

Atlantik orkinosu, daha az popüler bir deniz ürünü seçeneğidir, ancak sağlıklı yağların iyi bir kaynağıdır, B12'de son derece yüksektir.Yüksek miktarda cıva seviyesine sahip oldukları için diğer uskumru çeşitleri ile dikkatli bir şekilde tüketilmelidir; ancak Atlantik orkinosu  çok azdır ve haftada en az iki kez tüketilmesi güvenlidir. Yurtdışında daha popüler olan bu yağlı balık, ızgarada en iyisi olabilir.

Sardalya

Sardalya aslında ringa balığı ailesinde bulunurlar ve ucuz, sağlıklı bir omega-3s kaynağı, B Vitaminleri, D vitamini ve mineralleridir. Ayrıca satın alıp saklamak kolaydır. Mutfak imkânları neredeyse sınırsızdır. Pizza tavaları, balık kekleri ve pate sadece birkaç kullanım şeklidir.


Projeksiyon Satışları için Doğru Adres


Epson projeksiyonProjeksiyon Satışları için Doğru Adres

Birçok projeksiyon cihazı, farklı markalar tarafından üretilmeye devam etmektedir.  Sürekli güncellenen ve müşteri memnuniyetine yönelik modellerde projeksiyon bulabilmek mevcuttur. Biz ise www.projeksiyon.com.tr  sitemiz ile sizlere hepsini tek bir çatı altında topluyoruz. Sitemizde bulunan ürün gruplarını inceleyerek, ihtiyaçlarınıza yönelik alışverişi en uygun fiyatlardan yapabilirsiniz.

Epson Projeksiyon

Epson projeksiyon, sektörde lider üretici konumundadır. Bir Japon markası olan Epson, Seiko’nun kuruluşu ile faaliyetlerine başlamıştır. Yeni teknolojiler ile birlikte, yüzlerce patent sahibi olarak piyasada kısa süre içinde dev bir marka olarak anılmaya başlamıştır. Kaliteli ve kullanışlı ürünleri ile isimden sıkça söz ettirir. Epson projeksiyon cihazları, Epson LCD teknolojisi ile üretilmektedir. Birçok marka, ürünlerini epsondan alıp satmaktadır. LCD gösterimin sistemlerinin yanı sıra E-TORL olarak isimlendirilen projeksiyon lambası da üreten epson, piyasanın öncüsü konumundadır. Uygun fiyatlarla satılan epson ürünleri, 1 yıl -1000 saat lamba garantisi veriyor.

Projeksiyon Perdesi ve Özellikleri

Sitemizde projeksiyon perdesi ile ilgili detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Tüm markaların ürünlerini internet sitemizden bulabilirsiniz. Güven, kalite ve marka anlayışına bağlı olarak hizmet veren www.projeksiyon.com.tr adresimiz e-ticaret sitesi konumundadır. Sunduğu ürünlerin garantisini veren firmamız, hizmetlerinde her türlü kolaylığı sağlamaktadır.
İlk başta projeksiyon cihazları daha sonra ise, ses sistemleri, tüm görüntüleme ürünleri, görüntü ve ses otomasyonları projeksiyon askı aparatları, projeksiyon perdeleri ve tüm projeksiyon aksesuarlarının için satış ve satış sonrasındaki hizmetleri vermekteyiz.
Sitemizde  marka ve model projeksiyon satışı yapılmaktadır. Montaj, kurulum, eğitim hizmetleri de ek hizmetler olarak verilmektedir.

www.projeksiyon.com.tr  bilineni projeksiyon markalarının yetkili bayisi ve toptancısı konumundadır. Satın alacağınız tüm ürünler güvencemiz altındadır. Kapıda ödeme, taksit imkanları, müşteri memnuniyeti ve 100 TL Üzeri ücretsiz kargo seçenekleri ile hizmetlerimize devam ediyoruz.

Projeksiyon Satışları için Doğru Adres


Epson projeksiyonProjeksiyon Satışları için Doğru Adres

Birçok projeksiyon cihazı, farklı markalar tarafından üretilmeye devam etmektedir.  Sürekli güncellenen ve müşteri memnuniyetine yönelik modellerde projeksiyon bulabilmek mevcuttur. Biz ise www.projeksiyon.com.tr  sitemiz ile sizlere hepsini tek bir çatı altında topluyoruz. Sitemizde bulunan ürün gruplarını inceleyerek, ihtiyaçlarınıza yönelik alışverişi en uygun fiyatlardan yapabilirsiniz.

Epson Projeksiyon

Epson projeksiyon, sektörde lider üretici konumundadır. Bir Japon markası olan Epson, Seiko’nun kuruluşu ile faaliyetlerine başlamıştır. Yeni teknolojiler ile birlikte, yüzlerce patent sahibi olarak piyasada kısa süre içinde dev bir marka olarak anılmaya başlamıştır. Kaliteli ve kullanışlı ürünleri ile isimden sıkça söz ettirir. Epson projeksiyon cihazları, Epson LCD teknolojisi ile üretilmektedir. Birçok marka, ürünlerini epsondan alıp satmaktadır. LCD gösterimin sistemlerinin yanı sıra E-TORL olarak isimlendirilen projeksiyon lambası da üreten epson, piyasanın öncüsü konumundadır. Uygun fiyatlarla satılan epson ürünleri, 1 yıl -1000 saat lamba garantisi veriyor.

Projeksiyon Perdesi ve Özellikleri

Sitemizde projeksiyon perdesi ile ilgili detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Tüm markaların ürünlerini internet sitemizden bulabilirsiniz. Güven, kalite ve marka anlayışına bağlı olarak hizmet veren www.projeksiyon.com.tr adresimiz e-ticaret sitesi konumundadır. Sunduğu ürünlerin garantisini veren firmamız, hizmetlerinde her türlü kolaylığı sağlamaktadır.
İlk başta projeksiyon cihazları daha sonra ise, ses sistemleri, tüm görüntüleme ürünleri, görüntü ve ses otomasyonları projeksiyon askı aparatları, projeksiyon perdeleri ve tüm projeksiyon aksesuarlarının için satış ve satış sonrasındaki hizmetleri vermekteyiz.
Sitemizde  marka ve model projeksiyon satışı yapılmaktadır. Montaj, kurulum, eğitim hizmetleri de ek hizmetler olarak verilmektedir.

www.projeksiyon.com.tr  bilineni projeksiyon markalarının yetkili bayisi ve toptancısı konumundadır. Satın alacağınız tüm ürünler güvencemiz altındadır. Kapıda ödeme, taksit imkanları, müşteri memnuniyeti ve 100 TL Üzeri ücretsiz kargo seçenekleri ile hizmetlerimize devam ediyoruz.

Zeka Testi İle Hangi Zeka Tipine Ait Olduğunuzu Öğrenin

Zeka testi ile hangi zeka tipine ait olduğunuzu öğrenin Zeka uzun yıllardır eğitim sistemi nedeniyle yalnızca sayısal, sözel ya da bunların eşit olduğu şekilde yorumlanmıştır. Oysa gerçek bundan çok farklıdır. Bireylerin nasıl ki öğrenme şekilleri farklı ise yani bir birey duyarak daha iyi, biri görerek daha iyi biri uygulayarak daha iyi öğreniyorsa aynı şekilde öğrendiklerini farklı yorumlayan ya da daha farklı olguları daha farklı kolaylık seviyelerinde öğrenebilen birçok zeka tipi bulunmaktadır. Zeka testinin zekayı ölçmede başarısının tartışılmasına yol açan bu çeşitlilik ise zekanızın seviyesinden ziyade ait olduğu alanın öğrenme ve gelişmedekini önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Farklı zeka tiplerinin farklı etkileri

zeka testiZeka tipleri kendi içerisinde sekiz alt başlığa sahip olmakla birlikte bunları sözel zeka, matematiksel zeka, müzikal zeka, bedensel ve hareketsel zeka, doğa zekası, görsel zeka, sosyal ve iletişimsel zeka, bireysel ya da kişisel zeka olarak kısaca sınıflandırmak mümkündür. Bu zeka tipleri kendi içerisinde detaylara bağlı olarak ayrılabilmekte ya da farklı şekillerde özellikle yetenek ya da eğitime bağlı olarak gelişimden dolayı farklı şekillerde açığa çıkabilmektedir. Buna bir örnek vermek gerekirse zeka testi sonucunda aynı sanatsal zeka kapasitesine sahip olduğu görülen iki bireyden biri bunu eğitimine ya da el becerisine bağlı olarak resim yaparak ortaya koyarken bir diğeri heykel yaparak ortaya koyabilmekte ancak iki zeka da ortaya çıkardığı sonuçlar nedeniyle aynı çatı altında yer alabilmektedir.

Farklı zeka tiplerine farklı uygulamalar

Zeka tipleri, kendi özelliklerine göre farklı geliştirilebilirliğe sahiptir. Her zeka tipini ölçmek, araştırmak ya da geliştirmek için kendi içinde farklı zeka oyunları uygulanmaktadır. Örneğin müzikal zeka için matematik problemi çözülmesi mantıksız olduğundan dolayı bu bireyin zekasını geliştirmek için ona nota üzerinde eğitimler verilmeli ve farklı tonlarda melodiler sayesinde zihninin sınırları genişletilerek daha farklı noktalarını keşfedebilmesi sağlanmalıdır. Örneğin yüksek müzikal zekaya sahip bir birey için beste yapma konusundaki yeteneği geliştirilirken basitten zora giden ancak sık sık türünde çeşitlilik gösteren ve onu geliştiren melodilere geçiş yapılması gerekebilir. Bu örneklerden yola çıkan birey kendini keşfetmeli ve zekasını fiziksel yetenekleri ile birleştirerek daha başarılı bir hayata sahip olmayı hedeflemelidir.

Zeka Testi İle Hangi Zeka Tipine Ait Olduğunuzu Öğrenin

Zeka testi ile hangi zeka tipine ait olduğunuzu öğrenin Zeka uzun yıllardır eğitim sistemi nedeniyle yalnızca sayısal, sözel ya da bunların eşit olduğu şekilde yorumlanmıştır. Oysa gerçek bundan çok farklıdır. Bireylerin nasıl ki öğrenme şekilleri farklı ise yani bir birey duyarak daha iyi, biri görerek daha iyi biri uygulayarak daha iyi öğreniyorsa aynı şekilde öğrendiklerini farklı yorumlayan ya da daha farklı olguları daha farklı kolaylık seviyelerinde öğrenebilen birçok zeka tipi bulunmaktadır. Zeka testinin zekayı ölçmede başarısının tartışılmasına yol açan bu çeşitlilik ise zekanızın seviyesinden ziyade ait olduğu alanın öğrenme ve gelişmedekini önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Farklı zeka tiplerinin farklı etkileri

zeka testiZeka tipleri kendi içerisinde sekiz alt başlığa sahip olmakla birlikte bunları sözel zeka, matematiksel zeka, müzikal zeka, bedensel ve hareketsel zeka, doğa zekası, görsel zeka, sosyal ve iletişimsel zeka, bireysel ya da kişisel zeka olarak kısaca sınıflandırmak mümkündür. Bu zeka tipleri kendi içerisinde detaylara bağlı olarak ayrılabilmekte ya da farklı şekillerde özellikle yetenek ya da eğitime bağlı olarak gelişimden dolayı farklı şekillerde açığa çıkabilmektedir. Buna bir örnek vermek gerekirse zeka testi sonucunda aynı sanatsal zeka kapasitesine sahip olduğu görülen iki bireyden biri bunu eğitimine ya da el becerisine bağlı olarak resim yaparak ortaya koyarken bir diğeri heykel yaparak ortaya koyabilmekte ancak iki zeka da ortaya çıkardığı sonuçlar nedeniyle aynı çatı altında yer alabilmektedir.

Farklı zeka tiplerine farklı uygulamalar

Zeka tipleri, kendi özelliklerine göre farklı geliştirilebilirliğe sahiptir. Her zeka tipini ölçmek, araştırmak ya da geliştirmek için kendi içinde farklı zeka oyunları uygulanmaktadır. Örneğin müzikal zeka için matematik problemi çözülmesi mantıksız olduğundan dolayı bu bireyin zekasını geliştirmek için ona nota üzerinde eğitimler verilmeli ve farklı tonlarda melodiler sayesinde zihninin sınırları genişletilerek daha farklı noktalarını keşfedebilmesi sağlanmalıdır. Örneğin yüksek müzikal zekaya sahip bir birey için beste yapma konusundaki yeteneği geliştirilirken basitten zora giden ancak sık sık türünde çeşitlilik gösteren ve onu geliştiren melodilere geçiş yapılması gerekebilir. Bu örneklerden yola çıkan birey kendini keşfetmeli ve zekasını fiziksel yetenekleri ile birleştirerek daha başarılı bir hayata sahip olmayı hedeflemelidir.

Su Çiçeği Başlangıcı Ve Belirtileri

su çiçeği tedavisiBulaşıcı, enfeksiyon hastalıkları arasında yer alan su çiçeği, bir virüs sonrası kendini göstermektedir. Genel olarak çocuklarda görülen bu hastalık, kızarıklık olarak başlarken, kabarcıklar olarak devam etmektedir. İlk belirtileri arasında, yüksek ateş yer alırken, dökülmeler, halsizlik, iştahsızlık ve ağızda ağrı gibi belirtileri de bulunmaktadır. Nasıl bulaşır? Elbette ki bebek sağlığı oldukça önemli olurken, bebeklerimizi bu hastalıktan korumamız önemlidir. Hava yolu ve temas yolu ile bulaşmasından dolayı, hastalığı geçiren kişilerin yanından bebeklerinizi uzak tutarak, doğru bir adım atmış olabilirsiniz. Hastalık süreci: İlk 3 gün, yüksek ateş ile kendini gösterirken, daha sonra kaşıntı ve dökülmeler olarak kabarcıklar oluşacaktır. Bu süreçte, su çiçeği tedavisi, ılık su ile duş ve kaşıntıların önlenmesi için tercih edilebilir. Bununla birlikte çok sıcak ortamlardan uzak durmak faydalı olanlar arasında.

Su çiçeği bulaşıcı mıdır?

Çocukların pek çoğunda belirli yaş aralığında görülen su çiçeği, bulaşıcı bir hastalıktır. Ten ile temas ve solunum şeklinde bu hastalık başka bir kişiye bulaştırılması mümkün olmaktadır. Hava yolu ile hasta hapşırma ve öksürme şeklinde, hastalığı başkasına iletebildiğinden dikkat edilmesi gerekmektedir. Belirtileri neler? İlk olarak bebek sağlığı oldukça önemli olurken, su çiçeği belirtileri arasında yüksek ateş ve halsizlik sayılabilir. Bunun yanı sıra ağızda ağrı, dökülmeler ve iştahsızlıkta belirtiler arasında yer alıyor. Tedavisi: Bahsettiğimiz su çiçeği tedavisi, bir sağlık kuruluşu tarafından gerçekleştirilebilir. Fakat tedavi sürecinde antibiyotik kullanımı önerilmez iken, çocukların sıcak ortamlarda bulunmaması da gerekiyor. Bununla birlikte ılık su ile duş aldırmak, çocuklarınıza rahatlatıcı bir etki sunacak uygulamalar arasında. 

Su Çiçeği Başlangıcı Ve Belirtileri

su çiçeği tedavisiBulaşıcı, enfeksiyon hastalıkları arasında yer alan su çiçeği, bir virüs sonrası kendini göstermektedir. Genel olarak çocuklarda görülen bu hastalık, kızarıklık olarak başlarken, kabarcıklar olarak devam etmektedir. İlk belirtileri arasında, yüksek ateş yer alırken, dökülmeler, halsizlik, iştahsızlık ve ağızda ağrı gibi belirtileri de bulunmaktadır. Nasıl bulaşır? Elbette ki bebek sağlığı oldukça önemli olurken, bebeklerimizi bu hastalıktan korumamız önemlidir. Hava yolu ve temas yolu ile bulaşmasından dolayı, hastalığı geçiren kişilerin yanından bebeklerinizi uzak tutarak, doğru bir adım atmış olabilirsiniz. Hastalık süreci: İlk 3 gün, yüksek ateş ile kendini gösterirken, daha sonra kaşıntı ve dökülmeler olarak kabarcıklar oluşacaktır. Bu süreçte, su çiçeği tedavisi, ılık su ile duş ve kaşıntıların önlenmesi için tercih edilebilir. Bununla birlikte çok sıcak ortamlardan uzak durmak faydalı olanlar arasında.

Su çiçeği bulaşıcı mıdır?

Çocukların pek çoğunda belirli yaş aralığında görülen su çiçeği, bulaşıcı bir hastalıktır. Ten ile temas ve solunum şeklinde bu hastalık başka bir kişiye bulaştırılması mümkün olmaktadır. Hava yolu ile hasta hapşırma ve öksürme şeklinde, hastalığı başkasına iletebildiğinden dikkat edilmesi gerekmektedir. Belirtileri neler? İlk olarak bebek sağlığı oldukça önemli olurken, su çiçeği belirtileri arasında yüksek ateş ve halsizlik sayılabilir. Bunun yanı sıra ağızda ağrı, dökülmeler ve iştahsızlıkta belirtiler arasında yer alıyor. Tedavisi: Bahsettiğimiz su çiçeği tedavisi, bir sağlık kuruluşu tarafından gerçekleştirilebilir. Fakat tedavi sürecinde antibiyotik kullanımı önerilmez iken, çocukların sıcak ortamlarda bulunmaması da gerekiyor. Bununla birlikte ılık su ile duş aldırmak, çocuklarınıza rahatlatıcı bir etki sunacak uygulamalar arasında. 

Bebeğinizin Gelişimi İçin İyi Beslenme Şart

Bebeğinizin gelişimi için iyi beslenme şart! Bebekler henüz sistemleri ve organlarının gelişimi tam anlamıyla gerçekleşmediği için bebek beslenmesi konusunda oldukça duyarlı olunmalıdır. Bebeğin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi sağlanılmalı ve 6 aydan sonra da ek besinler kullanılmalıdır. Bu ek besinler arasında özellikle pirinç muhallebisi, sebze püresi, meyve püresi ve yoğurt kullanılabilmektedir. Bebeğin zihinsel ve fiziksel olarak iyi bir gelişim göstermesi için de yine beslenme en önemli faktördür. Birçok anne bebek gelişimi hakkında artık çok daha bilgi sahibi olduğu için daha sağlıklı bebekler dünyaya gelmektedir. Annelerin özellikle bebeklerin ilk doğduğunda oldukça endişeli oldukları bebek bakımı da yine önemli konular arasındadır. Özellikle bebeğin giymiş olduğu kıyafetlerde dikiş olmamasına, terletmemesine ve giysi malzemelerinde herhangi bir metal bulunmamasına dikkat etmelisiniz. Bebeğinizin yiyeceği besinler gelişiminde oldukça önemlidir. Birçok uzman tarafından da belirtildiği üzere bebek beslenmesi için tüketilecek ilk gıda hiç şüphesiz ki anne sütüdür. İlk 6 ay kadar anne sütü her bebek için gereklidir. Bazı sağlık koşullarından dolayı bebeğinize süt veremiyorsanız gereken kalsiyumu yoğurt vererek sağlayabilirsiniz. Bebeğinizin yoğurdu daha severek yemesi açısından içerisinde meyve püresi yapabilirsiniz. Bebeklerin fiziksel, ruhsal ve zihinsel gelişimleri açısından anne sütü oldukça önemli olduğu gibi bir süre sonra yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle meyve ve sebzeler ile ek gıda bebek gelişimi için olmazsa olmazdır. Annelerin oldukça zorlandıkları konulardan biri de bebeklerin uzayan tırnaklarının yüzünü çizmesi ve göz tabakası olan korneaya zarar vermesinden korkulmasıdır. Bunun için de uygun bir bebek tırnak makası ile bebeğinize zarar vermeden tırnaklarını keserek bebek bakımınızı yapabilirsiniz.

Bebeklerde sağlıklı büyüme için gerekli hususlar

Anne ve anne adaylarının en çok endişeli oldukları konulardan biri de bebek bakımının nasıl gerçekleştirileceğidir. Bebekler ilk haftalarda sadece anne sütü kullandığı için dışkılamaları da oldukça sık olmaktadır ve günde 6 ile 8 defa arasında altları değiştirilmelidir. Bebeklerin özellikle kemik gelişimi ve zihinsel gelişimi için gerekli olan anne sütü bebek gelişiminde en önemli faktördür. Yaklaşık 2 yıl kadar bebeğe anne sütünün verilmesi gerektiği birçok uzman tarafından söylenmektedir. Her anne bebeğine yeterince süt sağlayamadığı için bebeğin gelişimi olumsuz etkilenmektedir. Bu gibi durumlarda bebek beslenmesi hazır mamalar ve sütler ile sağlanabilir. Bebek 6 -7 ay olduğunda da meyve ve sebze püreleri de yine bebeğin beslenmesi açısından faydalı olacaktır. Etiketler: bebek sağlığı, bebek gelişimi, bebek beslenmesi

Bebeğinizin Gelişimi İçin İyi Beslenme Şart

Bebeğinizin gelişimi için iyi beslenme şart! Bebekler henüz sistemleri ve organlarının gelişimi tam anlamıyla gerçekleşmediği için bebek beslenmesi konusunda oldukça duyarlı olunmalıdır. Bebeğin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi sağlanılmalı ve 6 aydan sonra da ek besinler kullanılmalıdır. Bu ek besinler arasında özellikle pirinç muhallebisi, sebze püresi, meyve püresi ve yoğurt kullanılabilmektedir. Bebeğin zihinsel ve fiziksel olarak iyi bir gelişim göstermesi için de yine beslenme en önemli faktördür. Birçok anne bebek gelişimi hakkında artık çok daha bilgi sahibi olduğu için daha sağlıklı bebekler dünyaya gelmektedir. Annelerin özellikle bebeklerin ilk doğduğunda oldukça endişeli oldukları bebek bakımı da yine önemli konular arasındadır. Özellikle bebeğin giymiş olduğu kıyafetlerde dikiş olmamasına, terletmemesine ve giysi malzemelerinde herhangi bir metal bulunmamasına dikkat etmelisiniz. Bebeğinizin yiyeceği besinler gelişiminde oldukça önemlidir. Birçok uzman tarafından da belirtildiği üzere bebek beslenmesi için tüketilecek ilk gıda hiç şüphesiz ki anne sütüdür. İlk 6 ay kadar anne sütü her bebek için gereklidir. Bazı sağlık koşullarından dolayı bebeğinize süt veremiyorsanız gereken kalsiyumu yoğurt vererek sağlayabilirsiniz. Bebeğinizin yoğurdu daha severek yemesi açısından içerisinde meyve püresi yapabilirsiniz. Bebeklerin fiziksel, ruhsal ve zihinsel gelişimleri açısından anne sütü oldukça önemli olduğu gibi bir süre sonra yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle meyve ve sebzeler ile ek gıda bebek gelişimi için olmazsa olmazdır. Annelerin oldukça zorlandıkları konulardan biri de bebeklerin uzayan tırnaklarının yüzünü çizmesi ve göz tabakası olan korneaya zarar vermesinden korkulmasıdır. Bunun için de uygun bir bebek tırnak makası ile bebeğinize zarar vermeden tırnaklarını keserek bebek bakımınızı yapabilirsiniz.

Bebeklerde sağlıklı büyüme için gerekli hususlar

Anne ve anne adaylarının en çok endişeli oldukları konulardan biri de bebek bakımının nasıl gerçekleştirileceğidir. Bebekler ilk haftalarda sadece anne sütü kullandığı için dışkılamaları da oldukça sık olmaktadır ve günde 6 ile 8 defa arasında altları değiştirilmelidir. Bebeklerin özellikle kemik gelişimi ve zihinsel gelişimi için gerekli olan anne sütü bebek gelişiminde en önemli faktördür. Yaklaşık 2 yıl kadar bebeğe anne sütünün verilmesi gerektiği birçok uzman tarafından söylenmektedir. Her anne bebeğine yeterince süt sağlayamadığı için bebeğin gelişimi olumsuz etkilenmektedir. Bu gibi durumlarda bebek beslenmesi hazır mamalar ve sütler ile sağlanabilir. Bebek 6 -7 ay olduğunda da meyve ve sebze püreleri de yine bebeğin beslenmesi açısından faydalı olacaktır. Etiketler: bebek sağlığı, bebek gelişimi, bebek beslenmesi

RPC sunucusu nedir?

RPC Sunucusu
Uzak yoldan çağrısı (RPC), bilgisayarınızdaki bir uygulamanın serverda uygulama çalıştırmasına imkan veren bir protokoldür.

Windows ağ tanılama, RPC sunucusu problemi oluştuğunu belirlemenize yardımcı olabilir, fakat Hatayı meydana getiren bilgisayarı saptamak zor olabilir.
RPC serverında uzatılmış sorun bilgilerini etkinleştirmek, asıl bozukluğu belirlemenin yanı sıra problemin oluştuğu bilgisayarı belirlemeye de yardımcı olabilir.

Microsoft Windows NT tabanlı bilgisayara bir yazıcı eklemeye çalışıldığında, prosedür tamamlanamadı RPC sunucusu kullanılamıyor hatası alınır.
Spoolss.exe ve spoolss.dll dosyaları %System Root %\System32 klasöründen eksik ya da zarar gördüğünde bu problem oluşabilir.

Bu bozukluğu gidermek için:

Etkilenen bilgisayardaki %SystemRoot%\System32 klasörüne Windows NT 4.0 tabanlı diğer bir sunucudan ya da iş istasyonundan Spoolss.exe ve Spoolss.dll dosyaları kopyalanmalı. Geçerli ya da ideal son Windows NT hizmet paketi uygulanmalı ve sonra bilgisayar tekrar başlatılmalıdır.

Uzaktan yordam çağrısı (RPC) hizmeti'ni otomatik olarak başlayacak şekilde ayarlanmalı: Başlat'a tıklayın, ayarlar'ın üstüne gidin, Denetim masası'na tıklayın ve hizmetler'e çift tıklayın. Hizmet bölümünde, uzaktan yoldan çağrısı (RPC) hizmeti'ni tıklatınız ve başlangıç'ı tıklatınız. Altında başlangıç türü, otomatik' i tıklatınız ve sonra tamam' ı tıklatınız. Bilgisayarınızı tekrar başlatınız

RPC sunucusu nedir?

RPC Sunucusu
Uzak yoldan çağrısı (RPC), bilgisayarınızdaki bir uygulamanın serverda uygulama çalıştırmasına imkan veren bir protokoldür.

Windows ağ tanılama, RPC sunucusu problemi oluştuğunu belirlemenize yardımcı olabilir, fakat Hatayı meydana getiren bilgisayarı saptamak zor olabilir.
RPC serverında uzatılmış sorun bilgilerini etkinleştirmek, asıl bozukluğu belirlemenin yanı sıra problemin oluştuğu bilgisayarı belirlemeye de yardımcı olabilir.

Microsoft Windows NT tabanlı bilgisayara bir yazıcı eklemeye çalışıldığında, prosedür tamamlanamadı RPC sunucusu kullanılamıyor hatası alınır.
Spoolss.exe ve spoolss.dll dosyaları %System Root %\System32 klasöründen eksik ya da zarar gördüğünde bu problem oluşabilir.

Bu bozukluğu gidermek için:

Etkilenen bilgisayardaki %SystemRoot%\System32 klasörüne Windows NT 4.0 tabanlı diğer bir sunucudan ya da iş istasyonundan Spoolss.exe ve Spoolss.dll dosyaları kopyalanmalı. Geçerli ya da ideal son Windows NT hizmet paketi uygulanmalı ve sonra bilgisayar tekrar başlatılmalıdır.

Uzaktan yordam çağrısı (RPC) hizmeti'ni otomatik olarak başlayacak şekilde ayarlanmalı: Başlat'a tıklayın, ayarlar'ın üstüne gidin, Denetim masası'na tıklayın ve hizmetler'e çift tıklayın. Hizmet bölümünde, uzaktan yoldan çağrısı (RPC) hizmeti'ni tıklatınız ve başlangıç'ı tıklatınız. Altında başlangıç türü, otomatik' i tıklatınız ve sonra tamam' ı tıklatınız. Bilgisayarınızı tekrar başlatınız

Süper Hızlı Bilgisayarlar Geliyor

quantum pc

Aralarında Michigan Üniversitesi'nde görevli mühendislerin de varbulunduğu bir takım incelemecı, bilgisayar aleminde devrim yaratabilecek yeni bir incelemeye imza attı. Lazer ışınları üstünde çalışan incelemeciler, bu teknolojiyi kullanarak, günümüz bilgisayarlardan çok daha süratli bilgisayarlar geliştirebileceklerini düşünüyor. Eğer incelemeciler bu projelerinde etkin olursa, bugünümüzde sarfedilen bilgisayarlardan 100 bin kat daha süratli bilgisayarlar meydana çıkacak.

Bu süper süratli bilgisayarların yolu kısa lazer atımlarından geçiyor. Proje üstünde çalışan incelemeciler, yeni geliştirdikleri metod vasıtası ile, elektronları son derece süratli bir şekilde taşıyan femtosaniyelik (saniyenin katrilyonda biri) sinyalleri denetim etmeyi başardılar. Michigan Üniversitesi yönünden yayınlanan açıklamada, bu yeni incelemenin kuantum bilgisayarların geliştirilmesi amacıyla son derece mühim bir ismim bulunduğunu ifade etti.

Araştırmacılar yarı iletken olarak galyum selenür olarak tanınan kristalleri kullandılar ve bu kristallare kısa lazer sinyalleri gönderdiler. Bu lazer sinyalleri elektronları yukarı enerji normlarına taşırken, elektronların yüksek enerji seviyelerinden normale dönmeleri daha da kısa sinyaller meydana çıkardı. Bu proses sonucunda meydana çıkan aşırı kısa sinyaller kullanılarak, elektronlara son derece süratli bir şekilde bilgi yazılabiliyor ve elektronlardaki bilgi kısa sürede okunabiliyor.

Femtosaniyelik sinyaller elektronları yüksek enerji standardına çıkma ve burdan normal civara inme esnasında yakalayabilecek kadar süratli bulunduğu amacıyla, uyarılmış haldeki elektronları Qubit olarak kullanan kuantum bilgisayarlarda kullanılabilirler.

Bu projenin gerçeğe dönüştürülmesi kuşkusuz vakit alacaktır fakat Michigan Üniversitesi'nde oluşturulan bu inceleme vasıtası ile lazer sinyallerinin kuantum bilgisayarlarda tüketimi konusu ile ilgili mühim bir ilerleme kaydedilmiş durumda.

Süper Hızlı Bilgisayarlar Geliyor

quantum pc

Aralarında Michigan Üniversitesi'nde görevli mühendislerin de varbulunduğu bir takım incelemecı, bilgisayar aleminde devrim yaratabilecek yeni bir incelemeye imza attı. Lazer ışınları üstünde çalışan incelemeciler, bu teknolojiyi kullanarak, günümüz bilgisayarlardan çok daha süratli bilgisayarlar geliştirebileceklerini düşünüyor. Eğer incelemeciler bu projelerinde etkin olursa, bugünümüzde sarfedilen bilgisayarlardan 100 bin kat daha süratli bilgisayarlar meydana çıkacak.

Bu süper süratli bilgisayarların yolu kısa lazer atımlarından geçiyor. Proje üstünde çalışan incelemeciler, yeni geliştirdikleri metod vasıtası ile, elektronları son derece süratli bir şekilde taşıyan femtosaniyelik (saniyenin katrilyonda biri) sinyalleri denetim etmeyi başardılar. Michigan Üniversitesi yönünden yayınlanan açıklamada, bu yeni incelemenin kuantum bilgisayarların geliştirilmesi amacıyla son derece mühim bir ismim bulunduğunu ifade etti.

Araştırmacılar yarı iletken olarak galyum selenür olarak tanınan kristalleri kullandılar ve bu kristallare kısa lazer sinyalleri gönderdiler. Bu lazer sinyalleri elektronları yukarı enerji normlarına taşırken, elektronların yüksek enerji seviyelerinden normale dönmeleri daha da kısa sinyaller meydana çıkardı. Bu proses sonucunda meydana çıkan aşırı kısa sinyaller kullanılarak, elektronlara son derece süratli bir şekilde bilgi yazılabiliyor ve elektronlardaki bilgi kısa sürede okunabiliyor.

Femtosaniyelik sinyaller elektronları yüksek enerji standardına çıkma ve burdan normal civara inme esnasında yakalayabilecek kadar süratli bulunduğu amacıyla, uyarılmış haldeki elektronları Qubit olarak kullanan kuantum bilgisayarlarda kullanılabilirler.

Bu projenin gerçeğe dönüştürülmesi kuşkusuz vakit alacaktır fakat Michigan Üniversitesi'nde oluşturulan bu inceleme vasıtası ile lazer sinyallerinin kuantum bilgisayarlarda tüketimi konusu ile ilgili mühim bir ilerleme kaydedilmiş durumda.

Ramazanda Maden Suyu İçin

Ramazanda Maden Suyu İçin

Ramazan ayının yaz mevsimine denk gelmesi bedenimizin daha çok sıvı kaybetmesine yol açıyor. Genellikle oruç tutanlara bol sıvı kullanımının yanısıra kesinlikle maden suyu da tüketmeleri öneriliyor. Maden suyu, bedenimizin gün amacıylade kaybettiği mineraller ile yoğun miktardaki suyu bedene geri kazandırıyor.

İçerdiği varlıklı minerallerle bedenimiz ve sağlığımız amacıyla çok faydalı olan maden suyunun önemi bundan sonra herkes doğrultusundan biliniyor. Vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesi, kasların çalışması ve sinir sisteminde ikaz iletiminde fonksiyonları olan mineraller bedenimizde dengenin sağlanmasına yardımcı oluyor. Mineraller çoklıkla vitaminlerle eş güdümlü çalışarak vitaminlerin en çok gereksinim duyulan bölgeye ulaşmalarını sağlıyor.

Ramazan ayının yaz mevsimine denk gelmesi bedenimizin daha çok sıvı kaybetmesine yol açıyor. Genellikle oruç tutanlara bol sıvı kullanımının yanısıra kesinlikle maden suyu da tüketmeleri öneriliyor.

Maden suyunun sıvı kaybını önlediği gibi, iftar ardından sindirime yardımcı bulunduğu ve bedenimizin gün amacıylade kaybettiği mineraller ile yoğun miktardaki suyu bedene geri kazandırdığı bildirildi. Maden suyunun bünyesinde tespit edilen demirin, hastalıklara karşı mukavemeti artırdığı, yorgunluğu azaltarak kanın al hücrelerinin oksijenlenmesini temin ettiği bilgisi öne çıkarıldı.

Ramazanda Maden Suyu İçin

Ramazanda Maden Suyu İçin

Ramazan ayının yaz mevsimine denk gelmesi bedenimizin daha çok sıvı kaybetmesine yol açıyor. Genellikle oruç tutanlara bol sıvı kullanımının yanısıra kesinlikle maden suyu da tüketmeleri öneriliyor. Maden suyu, bedenimizin gün amacıylade kaybettiği mineraller ile yoğun miktardaki suyu bedene geri kazandırıyor.

İçerdiği varlıklı minerallerle bedenimiz ve sağlığımız amacıyla çok faydalı olan maden suyunun önemi bundan sonra herkes doğrultusundan biliniyor. Vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesi, kasların çalışması ve sinir sisteminde ikaz iletiminde fonksiyonları olan mineraller bedenimizde dengenin sağlanmasına yardımcı oluyor. Mineraller çoklıkla vitaminlerle eş güdümlü çalışarak vitaminlerin en çok gereksinim duyulan bölgeye ulaşmalarını sağlıyor.

Ramazan ayının yaz mevsimine denk gelmesi bedenimizin daha çok sıvı kaybetmesine yol açıyor. Genellikle oruç tutanlara bol sıvı kullanımının yanısıra kesinlikle maden suyu da tüketmeleri öneriliyor.

Maden suyunun sıvı kaybını önlediği gibi, iftar ardından sindirime yardımcı bulunduğu ve bedenimizin gün amacıylade kaybettiği mineraller ile yoğun miktardaki suyu bedene geri kazandırdığı bildirildi. Maden suyunun bünyesinde tespit edilen demirin, hastalıklara karşı mukavemeti artırdığı, yorgunluğu azaltarak kanın al hücrelerinin oksijenlenmesini temin ettiği bilgisi öne çıkarıldı.

En İyi Diyet İpuçları

1. Bol Miktarda Su Veya Diğer Kalorisiz İçecekler İçin

Patates cipsinin ağzını açmadan önce, önce bir bardak su için. İnsanlar bazen açlık ile susuzluğu karıştırır, bu nedenle buz gibi bir bardak su gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda ekstra kalori tükettirebilir. Sade su  kesmezse, aromalı bir fincan bitki çayını deneyin.

2. Gece Atıştırmalarını Seçmelisin

Atıştırma, nihayet oturup rahatlayacağınız akşam yemeğinden sonra sıklıkla görülür. Televizyonun önünde atıştırma, diyetinizi elbette diyetinizi engelleyen en kolay yollardan biridir. Belli bir saat sonra mutfağı kapatın. 100 kalorilik tatlı veya yarım tabak yağsız dondurma gibi düşük kalorili bir atıştırmalık deneyin.

3. Gün Boyunca Birkaç Mini Yemek Yiyin

Yaktığınızdan daha az kalori yerseniz kilo alırsınız. Ancak sürekli aç olduğunuzda, daha az kalori tüketmeniz bir meydan okumadır. Araştırmalar, günde 4-5 yemek veya aperatif yemek yiyenlerin iştah ve kilolarını daha iyi kontrol edebildiklerini gösteriyor. Günlük kalorilerini küçük yemeklere veya atıştırmalıklara bölmenizi ve günün erken saatlerinde tadını çıkarmanızı öneririz, akşam yemeği en son yediğiniz zaman olmalıdır.

4. Her Öğünde Protein Yiyin

Protein, karbonhidrat veya yağlardan daha tatminkardır ve sizi daha uzun süre doygun hissetmenizi sağlar. Ayrıca kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur ve yağ yakmayı teşvik eder. Bu nedenle, deniz ürünleri, yağsız et, yumurta akıları, yoğurt, peynir, soya, fındık veya fasulye gibi sağlıklı proteinleri yemeklerinize ve atıştırmalıklarınıza koyduğunuzdan emin olun.

5. Baharat  Kullanın

Lezzet arttırmak için yemeğinize baharat veya biberler ekleyin. Baharat koyulmuş yemekler damak tadınızı teşvik edecek ve daha doyurucu olacak, böylece fazla yemek yemeyeceksiniz. Tatlı birşeye ihtiyacınız olduğunda, şekerleme emin. Tatlı, baharatlı ve kalorisi azdır.

6. Lokantalarda Çocuk Menülerini Sipariş Edin

Çocuk menüsü sipariş etmek, kalorileyi azaltmak ve yemenizi makul tutmak için mükemmel bir yoldur. Başka bir numara daha küçük tabaklar kullanmaktır. Bu, yemeklerin daha fazla gibi görünmesine yardımcı olur ve eğer zihniniz tatmin olursa, mideniz muhtemelen de olacaktır.

7. Bir Tabak Sebzeyi  Bir Tabak Makarna İle Değiştirin

Daha az makarna, ekmek yerine,  daha fazla sebze yiyerek, bir yılda bir beden küçülebilirsiniz. Tabağınızdaki nişastanın miktarını azaltmanız ve sebzelerin miktarını arttırırsanız, 150-250 kaloriden tasarruf edebilirsiniz.

8. Daima Kahvaltı Et

Kahvaltı yemeyen, daha sonra aç kalabilir, öğle yemeğinde ve akşam yemeğinde çok fazla acıkmaya ve aşırı yemek yemeye neden olabilir. Kilo vermek için, yüksek lifli tahıl, az yağlı süt ve meyve gibi sağlıklı bir sabah kahvaltısına  zaman ayırın.

9. Diyetinize Lif Ekleyin

Lif sindirime iyi gelir, kabızlığı önler ve kolestrolü düşürür ve kilo kaybına yardımcı olabilir. Liflerin faydalarını elde etmek için, çoğu kadın yaklaşık 30 gram günlük, erkeklerin ise yaklaşık 40 gram  ya da 1.000 kalori başına 14 gram almalıdır. İyi lif kaynakları arasında yulafın ezmesi, tam tahıllı gıdalar, fasulye, fındık ve çoğu meyveler sebzeler bulunur.

10. Kilonuzu Yavaşça Verin

Kilo kaybediyorsanız ancak istediğiniz kadar hızlı değilseniz, moralinizi bozmayın. Kiloyu vermek, almaktan daha fazla zaman alıyor. Uzmanlar haftada yaklaşık 1-2 kilo kaybı hedefi önermektedir. Beklentilerinizi çok yüksek tutarsanız, kilo vermediğiniz zaman vazgeçebilirsiniz. Unutmayın, vücut ağırlığınızın yalnızca% 5 -% 10'unu kaybettiğinizde sağlık faydalarını görmeye başlıyorsunuz.

11. Haftada Bir Kez Tartılın

Çoğu uzman, haftada sadece bir kez  tartılmayı önerir; dolayısıyla günlük dalgalanmalara rastlamazsınız. Kendinizi tartarken şu ipuçlarını takip edin: Aynı günün saatinde, haftanın aynı gününde, aynı ölçüde ve aynı kıyafetlerle tartılın.

12. Yeterince Uyu

Uykusuzluk çektiğinizde, vücudunuz iştah uyarıcı hormon olan ghrelin'i aşırı üretir ancak leptin hormonunu yeterince üretmez. Yeterli uykuyu almak, dinlendirilmiş ve doygun hissetmenizi sağlayabilir ve gereksiz atıştırmalık yapmanıza engel olabilir.

13. Daha Fazla Meyve ve Sebze Yiyin

En iyi "diyet", daha az değil, daha fazla yemek yemenizdir. Daha fazla meyve ve sebze yerseniz, aç hissetmezsiniz, çünkü bu besleyici zengin yiyecekler liflidir ve dolgunluk hissi verebilir. Atıştırmalıkları mantıklı seçtiğiniz sürece, atıştırma iyi bir şey olabilir.

14. Alkolü Sınırlayın

Alkol boş kaloriler içeriyor: 125 gramlık bir beş onsluk bir kadeh şarap, yaklaşık 153 adet bira şişesi var. Vücutlarımız bu kalorilere ihtiyaç duymadığı için yağa dönüşebilirler. Ara ara içmekten hoşlanıyorsanız, iyi düşünün. Favori alkollü içeceklerinizin keyfini sadece hafta sonları, kadınlar için günde bir kadeh içki, erkekler için iki kadeh ile tadını çıkarın.

15. Şekersiz Sakız Çiğneyin

Biraz şekersiz sakız alın. Bazı sakızları çiğnemek size taze nefes verir ve açlıktan kurtulmaya, yeme isteğini kontrol etmeye ve kilo vermeye yardımcı olabilir. Sadece sakıza güvenmeyin. İyi bir diyet ve egzersiz hala önemlidir.

16. Bir Yeme Günlüğü Tutun

Basit bir kalem ve kağıt, kilo kaybınızı önemli ölçüde artırabilir. Çalışmalar, ne yediğinizi yazarken, ne zaman, ne zaman ve ne kadar tükettiğiniz konusunda sizi daha fazla bilgilendirme eğilimi gösterir. Bir araştırma, haftanın altı günü bir gıda günlüğü tutan kişilerin haftada bir gün veya daha az bir günlük tutanlardan, yaklaşık iki kat daha fazla kilo kaybettiğini tespit etti.

17. Başarıyı Kutlayın

Bu ay beş kilo verdin ve iki gün yürüdün mü? Kutlama zamanı! Kilo verme başarısını ödüllendirmek gerçekten daha fazla başarıyı teşvik edebilir. Bir CD satın alın, bir film çekin ve bir sonraki kilometre taşı için bir ödül ayarlayın. Sadece dondurma veya pizza ile kutlamayın.

18. Aileniz ve Arkadaşlarınızdan Yardım Alın

Destek almak, kilo verme hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilir. Bu nedenle, aile ve arkadaşlarınıza sağlıklı bir yaşam tarzı kurma çabalarınız hakkında bilgi verin. Belki de egzersiz yapmak, doğru yeme ve kilo vermek için size katılırlar. Vazgeçmeyi düşündüğünüzde size yardımcı olur, dürüst olmaya devam eder ve sizi devam etmeye teşvik ederler.

En İyi Diyet İpuçları

1. Bol Miktarda Su Veya Diğer Kalorisiz İçecekler İçin

Patates cipsinin ağzını açmadan önce, önce bir bardak su için. İnsanlar bazen açlık ile susuzluğu karıştırır, bu nedenle buz gibi bir bardak su gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda ekstra kalori tükettirebilir. Sade su  kesmezse, aromalı bir fincan bitki çayını deneyin.

2. Gece Atıştırmalarını Seçmelisin

Atıştırma, nihayet oturup rahatlayacağınız akşam yemeğinden sonra sıklıkla görülür. Televizyonun önünde atıştırma, diyetinizi elbette diyetinizi engelleyen en kolay yollardan biridir. Belli bir saat sonra mutfağı kapatın. 100 kalorilik tatlı veya yarım tabak yağsız dondurma gibi düşük kalorili bir atıştırmalık deneyin.

3. Gün Boyunca Birkaç Mini Yemek Yiyin

Yaktığınızdan daha az kalori yerseniz kilo alırsınız. Ancak sürekli aç olduğunuzda, daha az kalori tüketmeniz bir meydan okumadır. Araştırmalar, günde 4-5 yemek veya aperatif yemek yiyenlerin iştah ve kilolarını daha iyi kontrol edebildiklerini gösteriyor. Günlük kalorilerini küçük yemeklere veya atıştırmalıklara bölmenizi ve günün erken saatlerinde tadını çıkarmanızı öneririz, akşam yemeği en son yediğiniz zaman olmalıdır.

4. Her Öğünde Protein Yiyin

Protein, karbonhidrat veya yağlardan daha tatminkardır ve sizi daha uzun süre doygun hissetmenizi sağlar. Ayrıca kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur ve yağ yakmayı teşvik eder. Bu nedenle, deniz ürünleri, yağsız et, yumurta akıları, yoğurt, peynir, soya, fındık veya fasulye gibi sağlıklı proteinleri yemeklerinize ve atıştırmalıklarınıza koyduğunuzdan emin olun.

5. Baharat  Kullanın

Lezzet arttırmak için yemeğinize baharat veya biberler ekleyin. Baharat koyulmuş yemekler damak tadınızı teşvik edecek ve daha doyurucu olacak, böylece fazla yemek yemeyeceksiniz. Tatlı birşeye ihtiyacınız olduğunda, şekerleme emin. Tatlı, baharatlı ve kalorisi azdır.

6. Lokantalarda Çocuk Menülerini Sipariş Edin

Çocuk menüsü sipariş etmek, kalorileyi azaltmak ve yemenizi makul tutmak için mükemmel bir yoldur. Başka bir numara daha küçük tabaklar kullanmaktır. Bu, yemeklerin daha fazla gibi görünmesine yardımcı olur ve eğer zihniniz tatmin olursa, mideniz muhtemelen de olacaktır.

7. Bir Tabak Sebzeyi  Bir Tabak Makarna İle Değiştirin

Daha az makarna, ekmek yerine,  daha fazla sebze yiyerek, bir yılda bir beden küçülebilirsiniz. Tabağınızdaki nişastanın miktarını azaltmanız ve sebzelerin miktarını arttırırsanız, 150-250 kaloriden tasarruf edebilirsiniz.

8. Daima Kahvaltı Et

Kahvaltı yemeyen, daha sonra aç kalabilir, öğle yemeğinde ve akşam yemeğinde çok fazla acıkmaya ve aşırı yemek yemeye neden olabilir. Kilo vermek için, yüksek lifli tahıl, az yağlı süt ve meyve gibi sağlıklı bir sabah kahvaltısına  zaman ayırın.

9. Diyetinize Lif Ekleyin

Lif sindirime iyi gelir, kabızlığı önler ve kolestrolü düşürür ve kilo kaybına yardımcı olabilir. Liflerin faydalarını elde etmek için, çoğu kadın yaklaşık 30 gram günlük, erkeklerin ise yaklaşık 40 gram  ya da 1.000 kalori başına 14 gram almalıdır. İyi lif kaynakları arasında yulafın ezmesi, tam tahıllı gıdalar, fasulye, fındık ve çoğu meyveler sebzeler bulunur.

10. Kilonuzu Yavaşça Verin

Kilo kaybediyorsanız ancak istediğiniz kadar hızlı değilseniz, moralinizi bozmayın. Kiloyu vermek, almaktan daha fazla zaman alıyor. Uzmanlar haftada yaklaşık 1-2 kilo kaybı hedefi önermektedir. Beklentilerinizi çok yüksek tutarsanız, kilo vermediğiniz zaman vazgeçebilirsiniz. Unutmayın, vücut ağırlığınızın yalnızca% 5 -% 10'unu kaybettiğinizde sağlık faydalarını görmeye başlıyorsunuz.

11. Haftada Bir Kez Tartılın

Çoğu uzman, haftada sadece bir kez  tartılmayı önerir; dolayısıyla günlük dalgalanmalara rastlamazsınız. Kendinizi tartarken şu ipuçlarını takip edin: Aynı günün saatinde, haftanın aynı gününde, aynı ölçüde ve aynı kıyafetlerle tartılın.

12. Yeterince Uyu

Uykusuzluk çektiğinizde, vücudunuz iştah uyarıcı hormon olan ghrelin'i aşırı üretir ancak leptin hormonunu yeterince üretmez. Yeterli uykuyu almak, dinlendirilmiş ve doygun hissetmenizi sağlayabilir ve gereksiz atıştırmalık yapmanıza engel olabilir.

13. Daha Fazla Meyve ve Sebze Yiyin

En iyi "diyet", daha az değil, daha fazla yemek yemenizdir. Daha fazla meyve ve sebze yerseniz, aç hissetmezsiniz, çünkü bu besleyici zengin yiyecekler liflidir ve dolgunluk hissi verebilir. Atıştırmalıkları mantıklı seçtiğiniz sürece, atıştırma iyi bir şey olabilir.

14. Alkolü Sınırlayın

Alkol boş kaloriler içeriyor: 125 gramlık bir beş onsluk bir kadeh şarap, yaklaşık 153 adet bira şişesi var. Vücutlarımız bu kalorilere ihtiyaç duymadığı için yağa dönüşebilirler. Ara ara içmekten hoşlanıyorsanız, iyi düşünün. Favori alkollü içeceklerinizin keyfini sadece hafta sonları, kadınlar için günde bir kadeh içki, erkekler için iki kadeh ile tadını çıkarın.

15. Şekersiz Sakız Çiğneyin

Biraz şekersiz sakız alın. Bazı sakızları çiğnemek size taze nefes verir ve açlıktan kurtulmaya, yeme isteğini kontrol etmeye ve kilo vermeye yardımcı olabilir. Sadece sakıza güvenmeyin. İyi bir diyet ve egzersiz hala önemlidir.

16. Bir Yeme Günlüğü Tutun

Basit bir kalem ve kağıt, kilo kaybınızı önemli ölçüde artırabilir. Çalışmalar, ne yediğinizi yazarken, ne zaman, ne zaman ve ne kadar tükettiğiniz konusunda sizi daha fazla bilgilendirme eğilimi gösterir. Bir araştırma, haftanın altı günü bir gıda günlüğü tutan kişilerin haftada bir gün veya daha az bir günlük tutanlardan, yaklaşık iki kat daha fazla kilo kaybettiğini tespit etti.

17. Başarıyı Kutlayın

Bu ay beş kilo verdin ve iki gün yürüdün mü? Kutlama zamanı! Kilo verme başarısını ödüllendirmek gerçekten daha fazla başarıyı teşvik edebilir. Bir CD satın alın, bir film çekin ve bir sonraki kilometre taşı için bir ödül ayarlayın. Sadece dondurma veya pizza ile kutlamayın.

18. Aileniz ve Arkadaşlarınızdan Yardım Alın

Destek almak, kilo verme hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilir. Bu nedenle, aile ve arkadaşlarınıza sağlıklı bir yaşam tarzı kurma çabalarınız hakkında bilgi verin. Belki de egzersiz yapmak, doğru yeme ve kilo vermek için size katılırlar. Vazgeçmeyi düşündüğünüzde size yardımcı olur, dürüst olmaya devam eder ve sizi devam etmeye teşvik ederler.
Recent Posts Widget
adv/https://www.mogpres.blogspot.com|https://4.bp.blogspot.com/-PR9-MV9VAgc/WPXGlAkXO_I/AAAAAAAACIM/ZmgWX0-yY4sC_MLlVUWuBLds-p1dHuofACLcB/s1600/banner-2.jpg