SAĞLIK

Sağlık/style

EĞİTİM

Eğitim/style

Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları, Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?

Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları, Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?
Sigarayı Bırakmak İçin İpuçları, Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?

Nasıl zayıflayabilirim? Garantili zayıflama yöntemleri nelerdir?

Nasıl zayıflayabilirim? Garantili zayıflama yöntemleri nelerdir?
Nasıl zayıflayabilirim? Garantili zayıflama yöntemleri nelerdir?

YAŞAM

Yaşam/style
adv/http://www.mogpress.blogspot.com|https://3.bp.blogspot.com/-ACYZpeoK740/WPXGlNIiPJI/AAAAAAAACII/gQGH0T1a_eAGO-yfKjzN3u877SCXiOfmQCLcB/s1600/banner.jpg"

BİLİM & TEKNOLOJİ

Bilim & Teknoloji/style

KADIN

Kadın/carousel

DEKORASYON

Dekorasyon/block

Osmanlı Mutfağı

Sütlaç



  Eminim hepinizin bildiği bir şeydir sütlaç. Size sütlacı öğretmek haddim değil, zaten amacım da bu değil. Bu bloğu açtığım ilk zamanlardan beri düşündüğüm şey, kızlarıma resimli görsellerle, ayrıntılı bilgilerle tarif defteri oluşturmaktı. Tabii blok açmamdaki tek sebep bu değildi ama bu en güzel sonucu olacak inşallah. İşte bu yüzden kızlarıma tarif olsun, arşivimde yer alsın, arama motorlarında yer alsın, hatta sütlü tatlılar ve geleneksel lezzetler konusunda eksiklik tamamlansın diye yazıldı sütlüç tarifi, yani sizin de gördüğünüz gibi birden çok sebebi var :)
   Bizim evde sütlaç hazır sütten yapılır. Zaten sütçüden aldığım sütten yaptığım zaman ev ahalisi beğenip yemez (burada ev ahalisi çocuklar oluyor). Ben de bu yüzden hazır sütten yaparım.
  Bu ölçü benim 1 kg lık süte eklediğim pirinç ve nişasta miktarıdır. Bazıları nişasta, pirinç unu vs kullanmayıp sadece pirincin kendisi ile yaparlar. Fakat ne yalan söyliyeyim ben de öylesini sevmiyorum. Pirinçler az oldukça benim daha damağıma uyuyor.
Neyse gelelim tarifimize.

Malzemeler;

  • 1 kg süt
  • 3 yemek kaşığı nişasta çok dolu olmayacak (pirinç unu da olabilir)
  • 1 su bardağı +2 yemek kaşığı şeker (bizimkiler şekeri bol seviyor)
  • 1 küçük çay bardağı pirinç
  • 2 su bardağı su
  • 1 paket vanilin
Yapılışı;
  1. Pirinçleri yıkayıp tencereye alıyorum. Üzerine 2 su bardağı su ekleyip pirinçler yumuşayana kadar pişiriyorum.
  2. Pirinçler yumuşayınca üzerine sütü ekliyoruz. Sütten 1 bardak ayırıp nişastayı açmak için kullanıyoruz.
  3. Nişastalı sütün içine ocaktaki ılık sütten bir kepçe alıp karıştırıyoruz ki ısısı tencereye yakın olsun. Sonra nişastalı karışımı tencereye yavaş yavaş ilave ediyoruz(bir taraftan da karıştırıyoruz tabii ki)
  4. Kıvam almaya başlayınca şekeri ilave ediyoruz. Şeker ilave edilince biraz  sütlacımız sıvılaşır. Şeker ile de biraz ocakta tutup karıştırdıktan sonra  ocağı kapatmaya yakın vanilin ekliyoruz ırıp kaselere paylaştırıyoruz. İsteğe göre tarçın ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun...





Sütlaç



  Eminim hepinizin bildiği bir şeydir sütlaç. Size sütlacı öğretmek haddim değil, zaten amacım da bu değil. Bu bloğu açtığım ilk zamanlardan beri düşündüğüm şey, kızlarıma resimli görsellerle, ayrıntılı bilgilerle tarif defteri oluşturmaktı. Tabii blok açmamdaki tek sebep bu değildi ama bu en güzel sonucu olacak inşallah. İşte bu yüzden kızlarıma tarif olsun, arşivimde yer alsın, arama motorlarında yer alsın, hatta sütlü tatlılar ve geleneksel lezzetler konusunda eksiklik tamamlansın diye yazıldı sütlüç tarifi, yani sizin de gördüğünüz gibi birden çok sebebi var :)
   Bizim evde sütlaç hazır sütten yapılır. Zaten sütçüden aldığım sütten yaptığım zaman ev ahalisi beğenip yemez (burada ev ahalisi çocuklar oluyor). Ben de bu yüzden hazır sütten yaparım.
  Bu ölçü benim 1 kg lık süte eklediğim pirinç ve nişasta miktarıdır. Bazıları nişasta, pirinç unu vs kullanmayıp sadece pirincin kendisi ile yaparlar. Fakat ne yalan söyliyeyim ben de öylesini sevmiyorum. Pirinçler az oldukça benim daha damağıma uyuyor.
Neyse gelelim tarifimize.

Malzemeler;

  • 1 kg süt
  • 3 yemek kaşığı nişasta çok dolu olmayacak (pirinç unu da olabilir)
  • 1 su bardağı +2 yemek kaşığı şeker (bizimkiler şekeri bol seviyor)
  • 1 küçük çay bardağı pirinç
  • 2 su bardağı su
  • 1 paket vanilin
Yapılışı;
  1. Pirinçleri yıkayıp tencereye alıyorum. Üzerine 2 su bardağı su ekleyip pirinçler yumuşayana kadar pişiriyorum.
  2. Pirinçler yumuşayınca üzerine sütü ekliyoruz. Sütten 1 bardak ayırıp nişastayı açmak için kullanıyoruz.
  3. Nişastalı sütün içine ocaktaki ılık sütten bir kepçe alıp karıştırıyoruz ki ısısı tencereye yakın olsun. Sonra nişastalı karışımı tencereye yavaş yavaş ilave ediyoruz(bir taraftan da karıştırıyoruz tabii ki)
  4. Kıvam almaya başlayınca şekeri ilave ediyoruz. Şeker ilave edilince biraz  sütlacımız sıvılaşır. Şeker ile de biraz ocakta tutup karıştırdıktan sonra  ocağı kapatmaya yakın vanilin ekliyoruz ırıp kaselere paylaştırıyoruz. İsteğe göre tarçın ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun...





İmam Bayıldı




Hayırlı Ramazanlar Sevgili Dostlar,
İmambayıldı yemeği, patlıcan severlerin en sevdiklerindendir diye düşünüyorum. Özellikle de benim çocuklarım gibi et ile sebzeyi bir arada yemek istemeyenler için de ideal.
 Malzemeler;

  • 5 adet patlıcan
  • 4 adet  domates
  • 3 adet sivri biber
  • 1/2 tatlı kaşığı şeker
  • 2 adet kuru soğan
  • 4-5 diş sarımsak
  • bir tutam maydanoz
  • 1/2 kaşık salça
  • karabiber, tuz

Yapılışı;
  1. Patlıcanları alaca soyup, büyüklüğüne göre 2 yada 3 eşit parçaya ayırıp her birinin içlerini altını delmeyecek şekilde kabak oyacağı ile oyuyoruz.
  2. Tuzlu suya patlıcanları atıyoruz.
  3. Soğanları piyazlık uzunlamasına doğrayıp, biraz zeytinyağı koyduğumuz tavaya alıyoruz.
  4. Daha sonra sırasıyla sivri biber, sarımsak ve en son domatesleri ekliyoruz. Şekeri katıyoruz, tuzu ve baharatı ekliyoruz. Yeterince yumuşayınca ocağın altını kapatıyoruz ılımaya alıyoruz. Bu arada maydanozu da ince ince doğrayıp domatesli harca ekliyoruz.
  5. Patlıcanları kurulayıp, kızgın yağda çok yumuşak olmayacak şekilde kızartıyoruz. Yine yağdan alınca havlu kağıt üzerine koyuyoruz ki fazla yağı emsin.
  6. Hazırladığımız iç harcı ile patlıcanların içini dolduruyoruz. Fırın kabına alıyoruz. Artan harcımızı patlıcanların üzerine yada fırın kabının kenarına koyuyoruz.
  7. Salçayı bir su bardağı suda ezip, biraz tuz ekliyoruz ve yarım bardak daha su koyup patlıcanların üzerine döküyoruz. 180 derecede üzerine yağlı kağıt koyarak fırında pişiriyoruz. Suyunu epeyce çekip patlıcanlar yumuşayınca fırından alabilirsiniz.  Afiyet olsun..

İmam Bayıldı




Hayırlı Ramazanlar Sevgili Dostlar,
İmambayıldı yemeği, patlıcan severlerin en sevdiklerindendir diye düşünüyorum. Özellikle de benim çocuklarım gibi et ile sebzeyi bir arada yemek istemeyenler için de ideal.
 Malzemeler;

  • 5 adet patlıcan
  • 4 adet  domates
  • 3 adet sivri biber
  • 1/2 tatlı kaşığı şeker
  • 2 adet kuru soğan
  • 4-5 diş sarımsak
  • bir tutam maydanoz
  • 1/2 kaşık salça
  • karabiber, tuz

Yapılışı;
  1. Patlıcanları alaca soyup, büyüklüğüne göre 2 yada 3 eşit parçaya ayırıp her birinin içlerini altını delmeyecek şekilde kabak oyacağı ile oyuyoruz.
  2. Tuzlu suya patlıcanları atıyoruz.
  3. Soğanları piyazlık uzunlamasına doğrayıp, biraz zeytinyağı koyduğumuz tavaya alıyoruz.
  4. Daha sonra sırasıyla sivri biber, sarımsak ve en son domatesleri ekliyoruz. Şekeri katıyoruz, tuzu ve baharatı ekliyoruz. Yeterince yumuşayınca ocağın altını kapatıyoruz ılımaya alıyoruz. Bu arada maydanozu da ince ince doğrayıp domatesli harca ekliyoruz.
  5. Patlıcanları kurulayıp, kızgın yağda çok yumuşak olmayacak şekilde kızartıyoruz. Yine yağdan alınca havlu kağıt üzerine koyuyoruz ki fazla yağı emsin.
  6. Hazırladığımız iç harcı ile patlıcanların içini dolduruyoruz. Fırın kabına alıyoruz. Artan harcımızı patlıcanların üzerine yada fırın kabının kenarına koyuyoruz.
  7. Salçayı bir su bardağı suda ezip, biraz tuz ekliyoruz ve yarım bardak daha su koyup patlıcanların üzerine döküyoruz. 180 derecede üzerine yağlı kağıt koyarak fırında pişiriyoruz. Suyunu epeyce çekip patlıcanlar yumuşayınca fırından alabilirsiniz.  Afiyet olsun..

Portakallı Yumurta Tatlısı


             Hayırlı Günler  Sevgili Dostlar,
Yumurta tatlısını ilk kez televizyonda gördüğümde, Çankırı yöresine ait bir tatlı olduğunu söylediler. Eşim Çankırılı olduğu halde, ben bu tatlıyı hiç yememiştim. O kadar hafif olduğunu söylediler ki, hemen denemek istedim.
Yumurta tatlısının bir özelliği, çok az malzemeden  yapılıyor olması. Tam bir protein deposu, çünkü içinde  7 adet yumurta kullanılıyor. (Tarifte 15 demişlerdi ben tepsiyi küçüğünden seçtim ki bize de yeterli geldi) Size de bu ölçülerde  denemenizi öneririm.
Yumurta kokusu olur mu diye düşünmedim değil, nitekim ilk kez deniyordum. Buna sebep, portakal kabuğu ve portakal suyu ekledim, sonuç güzeldi.
Pandispanya yapımına benziyor, zaten bir çeşit pandispanya. Evet biraz fazla yumurta gidiyor ama, zaten başka da  pek malzemesi yok. Denemek size kalmış.

Malzemeler;
Keki için;

  • 7 adet yumurta
  • 1 su bardağı un
Şerbeti için;
  • 2 su bardağı şeker
  • 1  portakalın  suyu
  • 1 portakal kabuğunun rendesi
  • portakal suyu ile birlikte 2,5 su bardağı su

Yapılışı;
  1. Öncelikle şerbeti hazırlayalım. Bir portakalın kabuğunu rendeleyip tabağa alalım.
  2. Aynı portakalın suyunu sıkıp, su bardağına koyalım. Bardağın üzerini su ile doldurup bu şekilde 2,5 su bardağına tamamlayalım. Tencereye 2 su baradağı da şeker koyup, kaynamaya alalım. Şerbet   kaynamaya başlayınca içine rendelediğimiz portakal kabuğunu ekleyelim. 5 dakika kaynatıp altını kapatalım.(fazla kaynamaması gerekiyor)
  3. Yumurtaların sarılarını küçük bir kaseye, aklarını ise cam bir kaba alalım. Blendirın önce düşük ayarında sonra ise yüksek ayarında  iyice çırpalım. Kar gibi olsun, öyleki cam kaseyi ters çevirdiğimizde çırptığımız aklar yere düşmeyecek.
  4. Kenarda biraz çırptığımız sarıları yavaş yavaş ekleyerek spatula yardımıyla, aşağıdan yukarıya doğru karıştıralım. Sarılardan sonra 1 su bardağı unu, eleyerek yavaş yavaş ekleyelim. Aynı teknikle unu da yedirip,yağlanmış tepsiye her yerine   eşit gelecek şekilde dökelim. (küçük boy kare borcam kullandım)
  5. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 15-20 dakika kadar ağzını hiç açmadan                    pişirelim.Kürdan testi yapın,eğer pişmediyse fırını 150 ye alın biraz daha pişirin.
  6. Kek fırından çıkınca kareler halinde kesin, ılımaya bırakın.(burası püf noktası)
  7. Şimdi  kek ile şerbeti buluşturmaya geldi. Benim şerbetim soğumuştu, kekim ise ılıktı. Bütün şerbeti, bu şekilde her yerine eşit olacak şekilde dökün, şerbetini çekince yemeye hazırdır. Afiyet olsun...


Portakallı Yumurta Tatlısı


             Hayırlı Günler  Sevgili Dostlar,
Yumurta tatlısını ilk kez televizyonda gördüğümde, Çankırı yöresine ait bir tatlı olduğunu söylediler. Eşim Çankırılı olduğu halde, ben bu tatlıyı hiç yememiştim. O kadar hafif olduğunu söylediler ki, hemen denemek istedim.
Yumurta tatlısının bir özelliği, çok az malzemeden  yapılıyor olması. Tam bir protein deposu, çünkü içinde  7 adet yumurta kullanılıyor. (Tarifte 15 demişlerdi ben tepsiyi küçüğünden seçtim ki bize de yeterli geldi) Size de bu ölçülerde  denemenizi öneririm.
Yumurta kokusu olur mu diye düşünmedim değil, nitekim ilk kez deniyordum. Buna sebep, portakal kabuğu ve portakal suyu ekledim, sonuç güzeldi.
Pandispanya yapımına benziyor, zaten bir çeşit pandispanya. Evet biraz fazla yumurta gidiyor ama, zaten başka da  pek malzemesi yok. Denemek size kalmış.

Malzemeler;
Keki için;

  • 7 adet yumurta
  • 1 su bardağı un
Şerbeti için;
  • 2 su bardağı şeker
  • 1  portakalın  suyu
  • 1 portakal kabuğunun rendesi
  • portakal suyu ile birlikte 2,5 su bardağı su

Yapılışı;
  1. Öncelikle şerbeti hazırlayalım. Bir portakalın kabuğunu rendeleyip tabağa alalım.
  2. Aynı portakalın suyunu sıkıp, su bardağına koyalım. Bardağın üzerini su ile doldurup bu şekilde 2,5 su bardağına tamamlayalım. Tencereye 2 su baradağı da şeker koyup, kaynamaya alalım. Şerbet   kaynamaya başlayınca içine rendelediğimiz portakal kabuğunu ekleyelim. 5 dakika kaynatıp altını kapatalım.(fazla kaynamaması gerekiyor)
  3. Yumurtaların sarılarını küçük bir kaseye, aklarını ise cam bir kaba alalım. Blendirın önce düşük ayarında sonra ise yüksek ayarında  iyice çırpalım. Kar gibi olsun, öyleki cam kaseyi ters çevirdiğimizde çırptığımız aklar yere düşmeyecek.
  4. Kenarda biraz çırptığımız sarıları yavaş yavaş ekleyerek spatula yardımıyla, aşağıdan yukarıya doğru karıştıralım. Sarılardan sonra 1 su bardağı unu, eleyerek yavaş yavaş ekleyelim. Aynı teknikle unu da yedirip,yağlanmış tepsiye her yerine   eşit gelecek şekilde dökelim. (küçük boy kare borcam kullandım)
  5. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 15-20 dakika kadar ağzını hiç açmadan                    pişirelim.Kürdan testi yapın,eğer pişmediyse fırını 150 ye alın biraz daha pişirin.
  6. Kek fırından çıkınca kareler halinde kesin, ılımaya bırakın.(burası püf noktası)
  7. Şimdi  kek ile şerbeti buluşturmaya geldi. Benim şerbetim soğumuştu, kekim ise ılıktı. Bütün şerbeti, bu şekilde her yerine eşit olacak şekilde dökün, şerbetini çekince yemeye hazırdır. Afiyet olsun...


Kayseri Mantısı VE Hoşgeldin Ramazan


  Hayırlı Ramazanlar Sevgili Dostlar
Ramazanın ikinci gününe geldik ama ben bir türlü yayın yapamadım. Neyse, ramazanda mümkün oldukça, iftara yada sahura yakışacak şeyler yayınlamak niyetiyle, bugün Kayseri mantısı paylaşmayı uygun gördüm. Eminin sevmeyeni de yoktur.
  İki su bardağı undan yetmeyecekmiş gibi gelse de 5 kişiye yetecek kadar mantı çıktı. Sağ olsun Komşum Fatma gelmeseydi bu kadarcık mantıyı bile yapamayacaktım. Oğlumun huzursuzlukları yine hat safhada çünkü. Mantının yapımını hepiniz biliyorsunuz fakat ben yine de tarif bulunsun diye vermek istiyorum.
  Ramazan ayından mümkün mertebe istifade edip, hayırlısıyla bayrama eriştirsin Rabbim hepimizi. Amin.

Malzemeler;
  • 2 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 1 küçük soğan
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 150 gram kadar kıyma
  • karabiber, tuz
Sosu için;

  • 1 dolu kaşık salça
  • 1 kaşık tereyağ
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • pul biber
  • yoğurt




Yapılışı;
  1. Bir kabın içine, un, tuz, yumurta,tuz katıp karıştırıyoruz. 1/2 su bardağı kadar ılık su ile çok da yumuşak olmayan bir hamur yoğuruyoruz. Hamurun üzerini örtüp, kenara alıyoruz, kıymayı hazırlayana kadar kenarda bekliyor.
  2. Kıymanın üzerine soğanı incecik rendeliyoruz. Üzerine tuz, karabiber isteğe göre pul biber ekleyip, birazcık yoğuruyoruz.
  3. Hamuru iki bezeye ayırıyoruz. Çok da incecik olmayacak şekilde açıp, küçük karelere kesiyoruz. Hazırladığımız kıymadan üzerine küçücük kıymalar koyup resimdeki gibi dört ucundan tutup parmağımızla bastırarak kapatıyoruz. Hafifçe un dökülmüş tepsiye yada bir temiz bez üzerine yaptığımız hamurları koyuyoruz.
  4. Ben yaptığım mantılar için 7 su bardağına yakın suyu kaynattım, içine yarım tatlı kaşığı kadar  tuz kattım. (suyu tencerenin yarısı şeklinde düşünebilirsiniz)
  5.  Su kaynayınca mantıları içine salıyoruz, arada karıştırıp, mantıların yumuşamasını bekliyoruz. Bu arada ocağa yakın olmakta fayda var çünkü taşabiliyor.
  6. Üzeri için isteğe göre sarımsaklı yada sarımsaksız yoğurt hazırlıyoruz. Salçalı sos içinse, bir küçük tavaya biraz sıvıyağ, bir kaşık da tereyağ katıp, eritiyoruz. Üzerine, 1 dolu kaşık domates salçası koyup yağda kavuruyoruz. Mantının suyundan birkaç kaşık alıp, salçaya ekliyoruz ve koyu sos haline gelinceye kadar karıştırıyoruz. 
  7. Mantılar pişince, tencerenin üzerine soğuk su döküyoruz ve fazlasını süzüyoruz. Tabaklara alıp, üzerine yoğurt ve üzerine salçalı sos döküp afiyetle tüketiyoruz.

Kayseri Mantısı VE Hoşgeldin Ramazan


  Hayırlı Ramazanlar Sevgili Dostlar
Ramazanın ikinci gününe geldik ama ben bir türlü yayın yapamadım. Neyse, ramazanda mümkün oldukça, iftara yada sahura yakışacak şeyler yayınlamak niyetiyle, bugün Kayseri mantısı paylaşmayı uygun gördüm. Eminin sevmeyeni de yoktur.
  İki su bardağı undan yetmeyecekmiş gibi gelse de 5 kişiye yetecek kadar mantı çıktı. Sağ olsun Komşum Fatma gelmeseydi bu kadarcık mantıyı bile yapamayacaktım. Oğlumun huzursuzlukları yine hat safhada çünkü. Mantının yapımını hepiniz biliyorsunuz fakat ben yine de tarif bulunsun diye vermek istiyorum.
  Ramazan ayından mümkün mertebe istifade edip, hayırlısıyla bayrama eriştirsin Rabbim hepimizi. Amin.

Malzemeler;
  • 2 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 1 küçük soğan
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 150 gram kadar kıyma
  • karabiber, tuz
Sosu için;

  • 1 dolu kaşık salça
  • 1 kaşık tereyağ
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • pul biber
  • yoğurt




Yapılışı;
  1. Bir kabın içine, un, tuz, yumurta,tuz katıp karıştırıyoruz. 1/2 su bardağı kadar ılık su ile çok da yumuşak olmayan bir hamur yoğuruyoruz. Hamurun üzerini örtüp, kenara alıyoruz, kıymayı hazırlayana kadar kenarda bekliyor.
  2. Kıymanın üzerine soğanı incecik rendeliyoruz. Üzerine tuz, karabiber isteğe göre pul biber ekleyip, birazcık yoğuruyoruz.
  3. Hamuru iki bezeye ayırıyoruz. Çok da incecik olmayacak şekilde açıp, küçük karelere kesiyoruz. Hazırladığımız kıymadan üzerine küçücük kıymalar koyup resimdeki gibi dört ucundan tutup parmağımızla bastırarak kapatıyoruz. Hafifçe un dökülmüş tepsiye yada bir temiz bez üzerine yaptığımız hamurları koyuyoruz.
  4. Ben yaptığım mantılar için 7 su bardağına yakın suyu kaynattım, içine yarım tatlı kaşığı kadar  tuz kattım. (suyu tencerenin yarısı şeklinde düşünebilirsiniz)
  5.  Su kaynayınca mantıları içine salıyoruz, arada karıştırıp, mantıların yumuşamasını bekliyoruz. Bu arada ocağa yakın olmakta fayda var çünkü taşabiliyor.
  6. Üzeri için isteğe göre sarımsaklı yada sarımsaksız yoğurt hazırlıyoruz. Salçalı sos içinse, bir küçük tavaya biraz sıvıyağ, bir kaşık da tereyağ katıp, eritiyoruz. Üzerine, 1 dolu kaşık domates salçası koyup yağda kavuruyoruz. Mantının suyundan birkaç kaşık alıp, salçaya ekliyoruz ve koyu sos haline gelinceye kadar karıştırıyoruz. 
  7. Mantılar pişince, tencerenin üzerine soğuk su döküyoruz ve fazlasını süzüyoruz. Tabaklara alıp, üzerine yoğurt ve üzerine salçalı sos döküp afiyetle tüketiyoruz.

Tavuklu - Nohutlu Pilav


Hayırlı günler Sevgili Dostlar...
Bugün sizlere benim çok sevdiğim ve sık sık pişirdiğim pilav tarifi vereceğim.
Hala sokak satıcıları satıyorlar mı sokakta pilavı bilmiyorum ama halkın böyle bir talibi olduğuna göre benim gibi bu pilavı çok sevenler de mevcut olsa gerek.
Nohutlu tavuklu (yada etli) haliyle pişerdi bizim köyde düğünlerde yada mevlütlerde.
Alışık olduğum için özlüyorum bazen yapıyorum böyle.
İçinde pirinç var, nohut ve tavuk da giriyor böylece çok besleyici ve doyurucu oluyor.
Yanına bir ayran yada cacıkla başka birşeye gerek bile kalmıyor nerdeyse
Tabii yine keyif sizin, Kalın Sağlıcakla...


Malzemeler:

  • 2 su bardağı pirinç
  • 3 su bardağı sıcak su 
  • 1/2 tavuk göğsü
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • tuz
  • isteğe göre karabiber

Yapılışı:
  1. Pirinçleri ılık suda yıkayıp 10 dakika bekletiyoruz.
  2. Pirinçler beklerken, biz tavuk göğsünü iyice yıkayıp, küçük küçük doğruyoruz.
  3. Pilav yapacağımız yapışmaz tencereye biraz sıvıyağ koyup, tavukları kavurmaya başlıyoruz.
  4. Tavuklar olunca biraz tuz atıp şöyle karıştırıyoruz ve bir tabağa alıyoruz.
  5. Aynı tencereye biraz sıvıyağ koyup, bu sefer yıkayıp süzdüğümüz pirinçleri atıyoruz. Aynı şekilde pirinçler topak topak olacak sonra tek tek ayrılmaya başlıyacak. Bu esnada biraz tuz atıyoruz. Tavuk ve haşlanmış nohutları ekleyip şöyle karıştırıyoruz. 
  6. Ardından tencereye 3 su bardağı su koyuyoruz. (gerekirse su ilavesi yapabilirsiniz, resimdeki gibi üzerini geçecek kadar olsun). Fakat siz yine de kendi tecrübelerinize güvenin. Her pirincin su çekme miktarı değişebiliyor, üstelik bir de nohut ve tavuklar var bu sefer.
  7. Tencerenin kapağını kapatıp, altını kısıyoruz. Suyunu çekene kadar pişiriyoruz. (Pirinçlerin pişip pişmediğine bakınız.)
  8. Sıcak sıcak servis yapıyoruz, yanında cacık, ayran yada kompostolar müthiş gidiyor. Afiyet Olsun...

Tavuklu - Nohutlu Pilav


Hayırlı günler Sevgili Dostlar...
Bugün sizlere benim çok sevdiğim ve sık sık pişirdiğim pilav tarifi vereceğim.
Hala sokak satıcıları satıyorlar mı sokakta pilavı bilmiyorum ama halkın böyle bir talibi olduğuna göre benim gibi bu pilavı çok sevenler de mevcut olsa gerek.
Nohutlu tavuklu (yada etli) haliyle pişerdi bizim köyde düğünlerde yada mevlütlerde.
Alışık olduğum için özlüyorum bazen yapıyorum böyle.
İçinde pirinç var, nohut ve tavuk da giriyor böylece çok besleyici ve doyurucu oluyor.
Yanına bir ayran yada cacıkla başka birşeye gerek bile kalmıyor nerdeyse
Tabii yine keyif sizin, Kalın Sağlıcakla...


Malzemeler:

  • 2 su bardağı pirinç
  • 3 su bardağı sıcak su 
  • 1/2 tavuk göğsü
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • tuz
  • isteğe göre karabiber

Yapılışı:
  1. Pirinçleri ılık suda yıkayıp 10 dakika bekletiyoruz.
  2. Pirinçler beklerken, biz tavuk göğsünü iyice yıkayıp, küçük küçük doğruyoruz.
  3. Pilav yapacağımız yapışmaz tencereye biraz sıvıyağ koyup, tavukları kavurmaya başlıyoruz.
  4. Tavuklar olunca biraz tuz atıp şöyle karıştırıyoruz ve bir tabağa alıyoruz.
  5. Aynı tencereye biraz sıvıyağ koyup, bu sefer yıkayıp süzdüğümüz pirinçleri atıyoruz. Aynı şekilde pirinçler topak topak olacak sonra tek tek ayrılmaya başlıyacak. Bu esnada biraz tuz atıyoruz. Tavuk ve haşlanmış nohutları ekleyip şöyle karıştırıyoruz. 
  6. Ardından tencereye 3 su bardağı su koyuyoruz. (gerekirse su ilavesi yapabilirsiniz, resimdeki gibi üzerini geçecek kadar olsun). Fakat siz yine de kendi tecrübelerinize güvenin. Her pirincin su çekme miktarı değişebiliyor, üstelik bir de nohut ve tavuklar var bu sefer.
  7. Tencerenin kapağını kapatıp, altını kısıyoruz. Suyunu çekene kadar pişiriyoruz. (Pirinçlerin pişip pişmediğine bakınız.)
  8. Sıcak sıcak servis yapıyoruz, yanında cacık, ayran yada kompostolar müthiş gidiyor. Afiyet Olsun...
Recent Posts Widget
adv/https://www.mogpres.blogspot.com|https://4.bp.blogspot.com/-PR9-MV9VAgc/WPXGlAkXO_I/AAAAAAAACIM/ZmgWX0-yY4sC_MLlVUWuBLds-p1dHuofACLcB/s1600/banner-2.jpg